İstanbuldan New Yorka bir tasarım hikayesi » Etkin Patent Bundan yaklaşık 6 ay kadar önce bir konserde, en son 15 yıl önce gördüğüm çocukluk arkadaşımla karşılaştım. Sonra Facebook'ta iletişim, telefon alışverişi de
İstanbuldan New Yorka bir tasarım hikayesi

İstanbuldan New Yorka bir tasarım hikayesi

Tasarım Haberleri Bundan yaklaşık 6 ay kadar önce bir konserde, en son 15 yıl önce gördüğüm çocukluk arkadaşımla karşılaştım. Sonra Facebook'ta iletişim, telefon alışverişi de
,  Ana Kategori : Blog,  Kategori :  Tasarım Haberleri  Tarih :  23.3.2017       Google Plus      
İstanbuldan New Yorka bir tasarım hikayesi
Gülbahar Mah, Şht. Ertuğrul Kabataş Cd. No:14/8 Mecidiyeköy/İstanbul +90 212 212 35 17 İstanbuldan New Yorka bir tasarım hikayesi » Etkin Patent

Etkin Patent Logo

Bundan yaklaşık 6 ay kadar önce bir konserde, en son 15 yıl önce gördüğüm çocukluk arkadaşımla karşılaştım. Sonra Facebook'ta iletişim, telefon alışverişi derken iş bir röportaja kadar vardı! Çünkü ilkokul arkadaşım Aslı Filinta, aldığı ekonomi eğitiminin kendine göre olmadığını fark edip, cebinde 500 dolarla hayatında ilk kez gittiği New York'ta kalıp, kendi ismiyle bir tasarım markası yaratmıştı. Aslında onun anlattığına göre yaptığı bir marka yaratmak değil, sadece New York'ta baskın olan ‘kendi işini kendin yap' akımına dahil olmak. Müzikten tasarıma ve oyunculuğa kadar benimsenen bu akımın adı ‘Do It Yourself'. New York'un en hip alışveriş merkezi olan Meat Packing ve Los Angeles'ta toplam 6 mağazada ‘Aslı Filinta İstanbul' ürünleri satılıyor. Aslı Filinta'nın tasarımları çanta, şapka ve tişört gibi ürünlerden oluşuyor. Eminönü'nden aldığı taşlı ve işlemeli aksesuarları kullandığı tişörtleri Osmanlı havasını çağrıştırıyor. Şapka ve eşarplarını Calvin Klein tasarım direktörü ve Lindsay Lohan gibi isimler satın alıyor! Ekonomi okudun ama bu işlerinin sana göre olmadığını anladın, sonra? Okurken, Merkez Bankası, Hazine Müsteşarlığı ve çeşitli factoring firmalarında okul boyunca her yaz staj yaptım. Çalıştığım yerlerde ‘tamam bir tarzın var ama işe bu kılıkla gelemezsin' diyerek uyarıyorlardı. Bu sürede anladım ki banka ve finans işleri bana göre değil ve nihayetinde Vakko'da çalışmaya başladım.   Tasarıma böylece adım atmış oldun… Vakko'nun Beyoğlu Mağazası'nda kadın ürünleri asistanıydım. V2K o zaman yeni yeni kuruluyordu. Biz de konseptler ve etkinlikler hazırlıyorduk. Orada bir tasarım grubu oluşamayınca Tuana Büyükçınar'ın ekibiyle çalıştım, mağaza konseptini hazırladık. Ayrıca Chicco ve Snob gibi markalara da işler yaptım.   New York'a nasıl karar verdin? Daha önce hiç gitmemiştim ve ilk gittiğimde orada yaşamaya başladım! Bir yandan çalışıp bir yandan da Parsons The New School'da tasarım kurslarına katıldım. Bu arada insanlar üzerimdeki kıyafetleri nereden aldığımı sormaya başlamışlardı bile. Çalıştığım mağazada taktığım şapka ve çantaları, giydiğim elbise ve tişörtleri sormaya başladılar. Sonra kendime bir dikiş makinesi aldım. New York'a gittiğimde hayatla ilgili algım da değişti. Her şeyi kendim yapmaya başladım. Orada zaten böyle bir akım var; DIY (Do It Yourself) yani her şeyi kendin yap! Müzisyen mi olacaksın? Keyboard'unu alıp öğrenmeye başla, sonra kendine sahneye çıkacak bir yer bul, insanlar gelip seni dinlesinler, müziğini keşfetsinler… İşler böyle böyle kendiliğinden ilerliyor. Benim için de aynı şey geçerli, 5 yıl önce planladığım şeyler değildi ki bunlar!   Yaptığın şeyi önce kendin için yapmak gibi bir akımın içindesin yani… Her şeyin okulu ya da kuralı olduğuna inanmıyorum. Tasarımın yanı sıra müzikle de ilgileniyorum ve ismi yeni duyulan elektronik-rock müzik gruplarını takip ediyorum. Türkiye'de konser veren Au Revoir Simone ve Shout Up Louds gibi toplulukların üyelerine de kendi tasarımlarından giydireceğim. Bütün bu insanlar bağımsız bir şekilde kendi işlerini kendileri yapıyorlar. Yaşadığım Brooklyn, New York gibi değil bambaşka bir yer; herkes tasarımcı, herkes sanatçı!   Yaşam tarzlarınız da buna uygun herhalde? Sanatçılar, aktörler, tasarımcılar 8-10 kişi bir arada büyük loft'larda yaşayıp, bağımsız işler yapıyor. Ben de ürünlerimin satılacağı mağazaları bu tür kişilerin işlerine yer verenler arasından seçiyorum. Bir yanda Vivienne Westwood tasarımları satılıyor bir yanda da ismi bilinmeyen tasarımcıların işleri… NEW YORK'TAKİ DELİLİK!   Türkiye'de kalmamayı aynı ortamı yakalayamayacağın için mi seçtin? Oraya herhangi bir niyet ya da peşinde koşacağım bir başarı için gitmedim. Ne var ki orada, İstanbul'da olmayan bir delilik hali söz konusu. İster istemez bundan etkileniyor, esinleniyorsun. Geri dönmeyeceğim diye bir şey de yok ki.   Tasarımlarının etiketleri ‘Aslı Filinta İstanbul' olarak geçiyor… Benim yaptığım New York dizaynı değil, New York'ta İstanbul dizaynı yapmak! Mesela şapkalarımın içinde kocaman ‘İstanbul' etiketi var. İstanbul'un adını duymak insanları cezp ediyor, egzotik, büyülü bir hava veriyor.   Şimdi tasarımların New York ve Los Angeles'ta 6 mağazada satılıyor… Giderken yanımda uçak biletim, 500 dolar ve bir kursa katılma niyetim vardı! Daha yoldayken orada kalacağımı biliyordum. Ürünler New York'un en hip alışveriş noktası Meat Packing'teki Dernier Cri gibi mağazalarda satılıyor. Ürünleri mağazalara götürürken vintage, kocaman, mavi bir valize dolduruyorum. Valiz de Adana'dan çıkıp, Ankara ve İstanbul'a oradan da New York'a gidişimi temsil ediyor. Zaten o valizin içindekiler, insan nereye giderse gitsin yanında oluyor! Selin ÖZAVCI-Akşam

Tasarım Haberleri

DİĞER İÇERİKLERİMİZ
Eski vitrinleri şöyle bir hatırlayalım; yerden yükseltilen, arkası kapalı platformun üzerine dizilmiş sıra sıra mankenler ve ürünler… Zaman içinde üründen
0 Yorum

    Yorum Yapın

    Hızlı Araştırma ve Başvuru Formu