İstanbul Tasarım Sistemine Doğru » Etkin Patent Alpay ErAslında İstanbul tasarım haftalarının 5.'sine tanık oluyor. 2005'de "İstanbul Design Week" (İDW) ismini alan bu sergi ve etkinlikler d
İstanbul Tasarım Sistemine Doğru

İstanbul Tasarım Sistemine Doğru

Tasarım Haberleri Alpay ErAslında İstanbul tasarım haftalarının 5.'sine tanık oluyor. 2005'de "İstanbul Design Week" (İDW) ismini alan bu sergi ve etkinlikler d
,  Ana Kategori : Blog,  Kategori :  Tasarım Haberleri  Tarih :  23.3.2017       Google Plus      
İstanbul Tasarım Sistemine Doğru
Gülbahar Mah, Şht. Ertuğrul Kabataş Cd. No:14/8 Mecidiyeköy/İstanbul +90 212 212 35 17 İstanbul Tasarım Sistemine Doğru » Etkin Patent

Etkin Patent Logo

Alpay ErAslında İstanbul tasarım haftalarının 5.'sine tanık oluyor. 2005'de "İstanbul Design Week" (İDW) ismini alan bu sergi ve etkinlikler dizisi, her ne kadar ilki 2003 yılında düzenlenen tasarım fuarının mirascısı olarak bilinse de, aslında kökleri Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu'nun (ETMK) 1994 ve 98 yıllarında düzenlediği sergi ve etkinliklere kadar gider.Belki de bu köklerinin etkisiyle, İDW'nin içerik ve kurgusunda, diğer tasarım disiplinlerine göre endüstriyel tasarımın ağırlığı hep daha fazla hissedildi. Kısmen sanayi ve dolayısıyla sermaye ile bağlantısından dolayı da öne çıkartılan endüstriyel tasarım ve tasarımcıların İDW'yi algılayış ve beklentileri ise kendi içinde çelişkiler barındırır. Örneğin, dar ve meslekçi bir perspektiften bakanlar için, tasarım haftaları, kısmen ETMK sergilerinin mesleki içeriğini kaybederek popülist bir medyatik gösteriye dönüşmüş, hatta "yozlaşmış" varyasyonları olarak algılanır. Endüstriyel tasarımın topluma "incik, boncuk dizen" amatörler, kendinden menkul bir takım "tasarımcılar" ile aynı bağlamda sunulmasının mesleğin algılanışını deforme edeceği genel bir kanı olmanın da ötesinde, endüstriyel tasarımın Türkiye'deki mevcudiyetinde bizzat rol oynamış isimler tarafından da bolca vurgulanmıştır. Her İDW sonrasında "bir daha bu etkinlikte yer almayacağını" söyleyen meslektaşların serzenişlerini dinleriz. Şikayetleri çoğu kez haklıdır. Bir yıl sonra ise, herkes tekrar Köprü üstündeki yerini alırken, daha önce felsefi ve mesleki itirazlarını sıralayan üstadları bu sefer "tasarım" haftasının baş rollerinde görürüz. Peki bu çelişkiler nasıl açıklanır? Pek çok şekilde! Ancak tüm bu açıklamaların gelip dayanacağı temel nokta, İDW gibi bir etkinliğin göz ardı edilemeyecek bir öneme sahip olduğudur. Beğenmeseniz de, dışında kalamazsınız! Çünkü endüstriyel tasarım doğası gereği İDW ve benzeri etkileşim ortamlarına daima ihtiyaç duyar.Beklentiler ve GerçeklerMesleki perspektife sahip kişi ve grupların İDW değerlendirmeleri meslek ve alana dair beklentilerinin gerçekleşme derecesiyle doğrudan ilintilidir. Öte yandan, meslek gruplarının dinamikleri ve kaygılarının ötesinde, medya ve genel kamuoyu için ise "İstanbul Design Week" yaratıcılık ve farklılığın kutlandığı, sergilendiği bol renkli bir gösteri olmaktan öte çok az anlam taşıyor. Beklenti hafta sonu vakit geçirmek için ilginç ve renkli bir görsel olaydan ibaret ise, İDW ulusal medya ve kamuoyumuzun geçici ve yüzeysel ilgisinden hak ettiği payı zaten yıllardır başarıyla almaktadır.Peki öyleyse İDW nasıl değerlendirilmelidir? Öncelikle, neredeyse artık her ülkede örneklerini gördüğümüz kent ölçekli tasarım etkinliklerinin genel amaçlarına bakalım: 1) Tasarımcılarla sanayicileri bir araya getirerek bir tasarım piyasasının oluşmasına katkı sağlamak; 2) Yenilikçi tasarım fikirlerinin hayata geçirilebilmesi için potansiyel girişimcilere ulaşmak; 5) Yaratıcı endüstrilere yönelik kümeleşme (cluster) oluşumları için kenti cazip kılmak; 4) Firmaların yeni ürünlerini tanıtmaları için bir platform sunmak; 5) Kamuoyunda tasarıma dair farkındalık oluşturmak; 6) Küresel tasarım sistemi içinde bölgesel bir odak olabilmek. Amaçlar açısından bakıldığında İDW'nin bu sıralamada baştan sona doğru artan bir başarı grafiği sergilediğini söylemek yanlış olmaz. Yani, İDW kendisinin ve İstanbul'un uluslararası tasarım ajandasında en azından görünür bir yer edinmesini sağlamış ancak tasarımcı ve sanayiyi bir araya getirerek yerel veya ulusal tasarım piyasasının oluşum ve gelişimine katkıda bulunma konusunda ise beklentileri karşılayamamıştır.Sadece "stil ve tasarım kenti İstanbul" odaklı uluslararası bir PR projesi olarak bakıldığında, İDW çarpıcı bir başarı öyküsü olarak okunabilir. Bunda organizatörlerin yoğun çabası ve 2005'de Yılmaz Zenger'in vizyonuyla eski Galata Köprüsü'nün eşsiz bir etkinlik mekanına dönüştürülmesi dışında, Türk firmalarının birbiri ardına uluslararası tasarım yıldızlarıyla yaptığı yüksek profilli ve bütçeli projelerin de etkisi var. Bugün Türkiye uluslararası tasarım sektöründe hızla büyüyen ama hala "bakir" bir pazar olarak algılanıyor ve sektörde biraz isim yapan her tasarımcı markalaşmak için yanıp tutuşan Türk firmalarıyla çalışmaya can atıyor. Tasarım konusunda yerleşik geleneklere ve güçlü sektörlere sahip yabancı ülkeler ise, kendi ürün ve tasarımcılarını "gelişen piyasalarda" pazarlayabilmek için devlet destekli onlarca sergiyi tüm masraflarını da karşılayarak getirmeye zaten dünden razılar. Bu koşullarda İDW nin, İstanbul ve dolayısıyla "Türkiye piyasasına açılan bir pencere" olarak uluslararası düzeyde gördüğü teveccühün giderek artması süpriz sayılmaz..Yenilikçi Tasarım ve SanayiTürkiye'nin içe kapalı tasarım ortamı ve özellikle tasarım öğrencileri için İDW'nin sağladığı bu uluslararası perspektifin değeri elbette tartışma götürmez. Ancak İDW sürekli yabancıların gelip sergi düzenledikleri, deneyim ve vizyonlarını aktardıkları, yerli tasarımcıların ise üretimden ziyade yerel medya tüketimi için "tasarım" yaptığı, sanayinin mesafeli duruşunu koruduğu şekilde devam ettiği sürece Istanbul'un küresel bir tasarım kenti olabilmesi - ki bu İDW organizatörlerinin ötesinde hepimizin ortak amacıdır, ne yazık ki mümkün görünmüyor.Tasarım haftalarının sayısı bu alanda bir enflasyondan bahsedebilecek ölçüde hızla artarken, Milano, Londra, Berlin gibi başarılı örneklere baktığımızda, bu etkinliklerin yenilikçi tasarım ile sanayiyi bir araya getirme kapasitelerinin asıl belirleyici olduğunu görüyoruz. İDW ve benzeri etkinlikler her yıl değere dönüştürülebilecek yenilik ve yaratıcılık örnekleri sunabildikleri ölçüde, bulundukları kenti küresel tasarım sisteminde bir oyuncu haline getirebiliyorlar. İDW'nin de objektif anlamda başarısı ve geleceği İstanbul'daki yerel oyuncuların; tasarımcılar, firmalar, okullar vb. sürekli ve küresel düzeyde anlamlı yenilik yaratabilme kapasitelerine bağlı görünüyor.Köprünün kabul edilebilir standartlarda bir sergi mekanına dönüştürülmesi, etkinliklerin daha iyi planlanması vb. konular İDW organizasyonunun kendi başına yapabileceği şeyler, ancak İDW'nin İstanbul'u küresel bir tasarım kenti olma yolunda taşıyabilmesi sadece yerel tasarım ortamındaki tüm paydaşların içinde yer aldığı kent ölçekli bir tasarım sisteminin işlerlik kazanmasıyla mümkün görünüyor. Nihai anlamda İDW'nin başarısı, kendi başına İDW organizasyonunun niyet ve becerisinin ötesinde, aslında kendisinin de bir parçası olduğu tasarımcılar, imalatçılar, yerel yönetim, sektörel ve mesleki STK'lar, okullar ve medyayı kapsayan yerel paydaşlar ve bunlar arasındaki ilişkiler bütününün İstanbul Tasarım Sistemi olarak örgütlenebilmesine bağlı olacak. Bu yüzden İDW bundan böyle sadece kendi başına değil, İstanbul Tasarım Sistemi'nin oluşum ve işlerliğinin yansıması olarak da değerlendirilmelidir.*Prof.Dr. İTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı BölümüRadikal - ideal ev & tasarım, İstanbul Design Week Özel Sayısı, 4 Eylül 2007, s.Kaynak dexigner.com

Tasarım Haberleri

DİĞER İÇERİKLERİMİZ
Ortam Aydınlatmasının En İyi Kullanımı kategorisinde Interior Motives ödülünü İsveç, Umeå Tasarım Enstitüsü'nden İsmail Ovacık kazandı.Tasarımcının Toyota R
0 Yorum

    Yorum Yapın

    Hızlı Araştırma ve Başvuru Formu