Endüstriyel Tasarımın Ekonomi Politiği Üzerine » Etkin Patent Alpay ER Endüstriyel tasarımın tarihsel olarak ortaya çıkışı ve sanayi kapitalizmi ile ilişkisi gibi konular Türkiye'de ne eğitim süreçlerinde, ne de
Endüstriyel Tasarımın Ekonomi Politiği Üzerine

Endüstriyel Tasarımın Ekonomi Politiği Üzerine

Tasarım Haberleri Alpay ER Endüstriyel tasarımın tarihsel olarak ortaya çıkışı ve sanayi kapitalizmi ile ilişkisi gibi konular Türkiye'de ne eğitim süreçlerinde, ne de
,  Ana Kategori : Blog,  Kategori :  Tasarım Haberleri  Tarih :  23.3.2017       Google Plus      
Endüstriyel Tasarımın Ekonomi Politiği Üzerine
Gülbahar Mah, Şht. Ertuğrul Kabataş Cd. No:14/8 Mecidiyeköy/İstanbul +90 212 212 35 17 Endüstriyel Tasarımın Ekonomi Politiği Üzerine » Etkin Patent

Etkin Patent Logo

Alpay ER  Endüstriyel tasarımın tarihsel olarak ortaya çıkışı ve sanayi kapitalizmi ile ilişkisi gibi konular Türkiye'de ne eğitim süreçlerinde, ne de mesleki oluşumlarda yeterince tartışılmadığı için bu meslek ve disiplinin Türkiye koşullarındaki kökleri, evrimi, gelişimi, yapısal dinamikleri ve tabi ki geleceği konusunda özgün fikir ve görüşler de şaşırtıcı derecede azdır. Üniversitelerin endüstriyel tasarım programları, mimarlık tarihi hegemonyasından henüz kurtulan tasarım tarihi derslerinde Batı Avrupa ve ABD kaynaklı endüstriyel tasarım tarihini, yine çokça mimarlık ve sanat tarihinden miras kalan eski yöntemlerle, ağırlıklı olarak ürün ve/veya tasarımcı üzerinden ele almaktadır. Endüstriyel tasarımın Türkiye'deki tarihi ise kısmen bu konudaki görsel malzeme ve veri yoksunluğu, kısmen de halihazırda yaşanan an ile tarihe konu olan olguların içiçe geçmişliğinin getirdiği tekinsiz durum nedeniyle nadiren gündeme gelir ya da bu konuya çok gerektiğinde kısaca değinilir. Çoğu kez, açıkça söylenmese de, sonuçta öğrencinin aklında kalan, Türkiye'nin, birçok alanda olduğu gibi, endüstriyel tasarıma dair de gecikmişliğinden ibarettir. Tarihler ve kronolojiler de bunu destekler. Bu anlamda eğitim kurumları mevcut programlarıyla geleceğin tasarımcılarına endüstriyel tasarımın Türkiye koşullarındaki özgünlüğü konusunda, gecikmiş ve geriden geliyor olmak dışında, bir perspektif sağlayabilmekten şimdilik uzak görünüyor. Mesleki oluşumlar için ise, bu tür bir konu çoğu kez aciliyet taşıyan onca güncel mesleki sorunun yanında fazlasıyla "akademik" bulunabiliyor. Oysa, öğrencilerin mezun olduklarında içine girecekleri sosyal, ekonomik ve kültürel koşullar ile mesleklerinin tarihsel olarak ortaya çıktığı bağlam arasındaki fark ve benzerlikleri, yani bir anlamda kendi koşullarının özgünlüğünü anlayabilmeleri ve bunu mesleki bir perspektifle yorumlayabilmeleri, hem kendi tasarım kariyerleri hem de endüstriyel tasarımın Türkiye'deki varoluşu ve geleceği açısından büyük önem taşıyor. Bu profesyonel tasarımcılar için de aynen geçerli. Endüstriyel tasarımı, küresel ekonomik sistemin merkezinde yer alan ülkelerde bir dizi ekonomik, teknolojik ve toplumsal dinamiğin etkisiyle, sanayi kapitalizminin belli bir tarihsel aşamasında ortaya çıkan, kurumsallaşmış, özel bir bilgi ve beceri bütünü olarak tanımlayabiliriz. Diğer bir deyişle, aslında endüstriyel tasarım da reklamcılık, bankacılık vb modern meslekler gibi sanayi kapitalizminin tarihsel ürünlerinden birisidir. Bu niteliği endüstriyel tasarımı, mimarlık gibi kapitalizm öncesi mesleklerden de ayırır. Bunun bir adım ötesine gittiğimizde ise, endüstriyel tasarımın bir meslek/disiplin olarak ortaya çıkışının, sanayi kapitalizminin hangi aşamasına ya da diğer bir deyişle hangi gereksinmesine denk düştüğüne bakmamız gerekir. Endüstriyel tasarımı sanayi devrimi ve beraberinde gelen seri üretim paradigmasının bir sonucu olarak gören bir yaklaşıma göre, bu aşamada üretimdeki emek sürecinin parçalanmasıyla oluşan uzmanlık alanlarından birisi de endüstriyel tasarımdır. Oysa, üretimdeki teknik bilginin sahibi olarak modern mühendislik mesleğini doğuran bu sürecin, endüstriyel tasarıma giden süreci başlatmakla beraber, ürüne dair biçimsel nitelikler için ayrı bir uzmanlık alanı yarattığı söylenemez. Endüstriyel tasarım için 20. yüzyılın ilk çeyreğine, "fordist" üretim tarzı olarak adlandırılan aşamaya dek beklemek gerekti. Fordizm, üretim sürecini bilimselleştirerek verimliliği en üst düzeye çıkartırken, aynı zamanda içinde sanayi kapitalizminin ilk yapısal krizini tetikleyecek çelişkileri de taşıyordu: Talebin üzerinde ve standartlaşmış bir arz. Fordist üretim tarzı ancak kitlesel üretimin çıktılarını emebilecek düzeyde bir kitlesel tüketim sisteminin de yaratılmasıyla sürdürülebildi. Kitlesel tüketim sisteminin altyapısını ise demiryolu, buharlı gemiler vb ulaşım teknolojilerindeki gelişmeyle coğrafi olarak genişleyen ve fordist üretim hatlarında istihdam edilen işçilerin görece artan, düzenli gelirleriyle derinleşen piyasalar olanaklı kıldı. Aynı dönemde kitle iletişim teknolojilerindeki sıçrama ve bunun üzerinde yükselen reklamcılık ile tüketici kredisi gibi bankacılık yenilikleri de tüketim odaklı yeni kapitalist piyasa ekonomisinin unsurları arasındaydı. Endüstriyel tasarımın bir meslek olarak aynı dönemde ortaya çıkması basit bir rastlantı değil, yeniden yapılanan fordist üretim tarzının tüketici odaklı ürün farklılaştırma gereksinimleriyle ilgiliydi. Sonuçta, endüstriyel tasarım kitlesel üretim ve kitlesel tüketimin olanaklı olabildiği rekabetçi piyasa koşullarının bir fonksiyonu olarak ortaya çıktı. Bu anlamda endüstriyel tasarımın bir meslek olarak ortaya çıkışı ve kurumsallaşması sanayi kapitalizminin ekonomi politiği içinde anlam kazanır.Aynı bakış açısıyla Türkiye'ye baktığımızda ne görürüz? Endüstriyel tasarım Türkiye'deki kapitalist gelişmenin hangi aşamasında, hangi gereksinime karşılık gündeme gelmiştir? Bu gibi soruları cevaplayabilmenin, endüstriyel tasarımın Türkiye koşullarındaki varoluşunu hakkıyla tartışabilmenin ilk koşulu, geç sanayileşen benzer birçok çevre (periferi) ülkede olduğu gibi, öncelikle sanayileşmenin ülkemizdeki doğası ve tarihsel gelişimini anlayabilmektir. Endüstriyel tasarımın bir uzmanlık alanı olarak ortaya çıktığı, geliştiği ya da gelişemediği tarihsel koşulların, farklı ekonomik, sosyal, politik çıkar ve dinamiklerin birbirleriyle ve diğer oluşumlarla yerel ve/veya uluslarası düzeylerde girdikleri etkileşimler bağlamında anlaşılması ise, temel ekonomi ve siyaset kuramlarının yardımı olmaksızın olanaklı görünmüyor.  Endüstriyel tasarımın Türkiye'de kendini bulması için ekonomi politiğin aynasından kendisine, en azından bir kez, bakmasında fayda var! Kaynak www.xxi...

Tasarım Haberleri

DİĞER İÇERİKLERİMİZ
Tasarım konsepti alanında bu yıl verilen red dot ödüllerinin sonuçları açıklandı.46 ülkeden gelen 884 katılımın uluslararası jüri tarafından değerlendirilmesini
0 Yorum

    Yorum Yapın

    Hızlı Araştırma ve Başvuru Formu