Hakkimizda

Online Tescil

Marka

Patent

Tasarım

Kalite Belgelendirme

Blog

Haberler

Markanın Tek Harfin Dahi Kullanımdan Dolayı Ayırt Edici Hale Getirilmesi » Etkin Patent Markanın Tek Harfin Dahi Kullanımdan Dolayı Ayırt Edici Hale Getirilmesi; Dava, yeniden inceleme değerlendirme başvurusunun reddine dair kararın iptali talebidir.
Markanın Tek Harfin Dahi Kullanımdan Dolayı Ayırt Edici Hale Getirilmesi

Markanın Tek Harfin Dahi Kullanımdan Dolayı Ayırt Edici Hale Getirilmesi

Ana Kategori : Blog, Kategori : Marka Davaları
Markanın Tek Harfin Dahi Kullanımdan Dolayı Ayırt Edici Hale Getirilmesi; Dava, yeniden inceleme değerlendirme başvurusunun reddine dair kararın iptali talebidir. Marka Davaları
Markanın Tek Harfin Dahi Kullanımdan Dolayı Ayırt Edici Hale Getirilmesi +90 212 212 35 17

T.C. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2005/11922 K. 2007/3303 T. 22.2.2007

# MARKA BAŞVURUSU #

( Reddine Dair Kararın İptali Talebi - Davacının Diğer Markasının Tescil Engeli Taşımadığı Yolunda Kurulan Hükmün Onanarak Kesinleşmesi Karşısında İşbu Davaya Konu Marka Yönünden de Davanın Kabulü Gereği ) BAŞVURUNUN REDİNE DAİR KARARIN İPTALİ TALEBİ ( Davacının Diğer Markasının Tescil Engeli Taşımadığı Yolunda Kurulan Hükmün Onanarak Kesinleşmesi Karşısında İşbu Davaya Konu Marka Yönünden de Davanın Kabulü Gereği ) MARKANIN TESCİLİ ( Davacının Diğer Markasının Tescil Engeli Taşımadığı Yolunda Kurulan Hükmün Onanarak Kesinleşmesi Karşısında İşbu Davaya Konu Marka Yönünden de Davanın Kabulü Gereği )

ÖZET : Dava marka başvurusuna ait yeniden inceleme değerlendirme başvurusunun reddine dair kararın iptali talebidir. İltibasa maruz kalmadan davacıya ait ... markalı ürünlerden ayırt edebilecekleri gerekçesiyle davacının markasının 556 sayılı KHK.'nin 7/1-6 bendine göre tescil engeli taşımadığı yolunda kurulan hükmün onanarak karar düzeltme incelemesinden de geçerek kesinleşmesi karşısında işbu davaya konu marka yönünden de davanın kabulü gereğinin zorunlu olduğu gözden kaçırılarak davanın reddi doğru bulunmamıştır.

DAVA : Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.05.2005 tarih ve 2004/463-2005/322 sayılı kararın Yargıtay incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.02.2007 gününde davacı avukatı Mustafa Utkuseven ile davalı avukatı Zeynep Üyümez gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkilinin menşe ülke Almanya ve başka ülkelerde 2000 yılından bu yana tescilli olan "T-MOTION" ibaresinin tescili için Madrid Protokolü'ne göre yapılan başvurunun davalı kurumca dava dışı Siemens AG'ye ait önceden tescilli "Motion" markasından dolayı 556 sayılı KHK.'nin 7/1-6 maddesi gerekçe gösterilerek kısmen reddedildiğini, oysa müvekkilince anılan işarete kullanımla ayırt edicilik kazandırıldığı gibi dava dışı marka sahibinin de tescile izin verdiğini ileri sürülerek, yeniden inceleme değerlendirme başvurunun reddine dair 26.07.2002 gün ve M-1358 sayılı kararın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, mübrez belgelere ve toplanan kanıtlara dayanılarak, "Motion" ibaresinin tanımlayıcı ve herkesçe kullanılabilir bir ibare olmadığı, başvuruya konu işaretin esas unsuru olan bu ibare ile önceden tescilli marka esasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunması nedeniyle iltibas veya iltibas tehlikesi üzerinde durulmasının gerekmediği, tanınmış marka veya kullanımla ayırt edicilik kazandırılmış marka iddialarının ispatlanamadığı, dava dışı marka sahibince verildiği bildirilen tescile izin işleminin 556 sayılı KHK.'nin 7/1-6 maddesindeki kamu düzenine ilişkin mutlak-tescil engelini ortadan kaldıramayacağı, esasen başvurma sırasında böyle bir iznin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Aynı mahkemenin 29.12.2004 gün ve 2004/150-2004/407 sayılı ilamı ile davacının davaya konu "T-Motion" markasındaki "T" ibaresinin yoğun bir şekilde kullanılması sonucunda ayırt edici hale geldiği, "T-Motion" ibaresinin bir bütün olarak kullanımla ayırt edici hale gelmemesine karşın ibaredeki "T" unsurunun davacının muhtelif markalarında kullanımı sonucunda ayırt edicilik niteliği kazandığı, markanın "T" ve "Motion" olarak iki unsurdan oluştuğu, başvuru konusu ibaredeki esas unsur olan "T" işaretinin markaya tescile engel oluşturan dava dışı şirkete ait "Motion" markalı ürünler ile başka işletmelerin ürünlerinden ayırt etmeyi sağladığı, 9 uncu sınıftaki emtiaların alıcılarının bilgi ve uzmanlık düzeyi dikkate alındığında son derece dikkatli ve seçici olacakları, uzun bir araştırma yaptıktan sonra karar verecekleri, iltibasa maruz kalmadan davacıya ait "T-Motion" markalı ürünleri Siemens'e ait "Motion" markalı ürünlerden ayırt edebilecekleri gerekçesiyle davacının "T-Motion" markasının 556 sayılı KHK.'nin 7/1-6 bendine göre tescil engeli taşımadığı yolunda kurulan hükmün onanarak karar düzeltme incelemesinden de geçerek kesinleşmesi karşısında işbu davaya konu "T?Motion" markası yönünden de davanın kabulü gereğinin zorunlu olduğu gözden kaçırılarak davanın reddi doğru bulunmamıştır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA; takdir edilen 500.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.02.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Kaynak:yargıtay.gov.tr