Hakkimizda

Online Tescil

Marka

Patent

Tasarım

Kalite Belgelendirme

Blog

Haberler

Marka Hükümsüzlük Kararı » Etkin Patent Marka Hükümsüzlük Kararı; Markanın tescili için TPE ne başvurulduğu, isim hakkının da müvekkile devredilmiş olması nedeniyle davalı tescil isteminde bulunamaz.
Marka Hükümsüzlük Kararı

Marka Hükümsüzlük Kararı

Ana Kategori : Blog, Kategori : Marka Davaları
Marka Hükümsüzlük Kararı; Markanın tescili için TPE ne başvurulduğu, isim hakkının da müvekkile devredilmiş olması nedeniyle davalı tescil isteminde bulunamaz. Marka Davaları
Marka Hükümsüzlük Kararı +90 212 212 35 17

T.C. YARGITAY ONBİRİNCİ HUKUK DAİRESİ: 2003/14181 ESAS, 2004/10746 KARAR, YARGITAY KARARI MAHKEMESİ:İ. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, GÜNÜ:30.09.2003, SAYISI:2002/661-2003/465 DAVACI ve KARŞI DAVALI:1-A. İnşaat Ticaret ve San. Ltd. Şti. 2-Mahir 3-Kazım 4-Aziz DAVALI ve KARŞI DAVACI:Haydar

Taraflar arasında görülen davada İ Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi"nce verilen 30.09.2003 tarih ve 2002/661-2003/465 sayılı kararın Yargıtay"ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.11.2004 günde davacı ve karşı davalı avukatı ile davalı ve karşı davacı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde, "Kanatçı H. Yeri" ünvanlı restoranta 15.10.1997 tarihli ortaklık sözleşmesi ile müvekkilleri gerçek kişiler ve davalının ortak olduklarını, işyeri ruhsatının ise davacı şirket adına bulunduğunu, bilahare davalının "Kanatçı H. Yeri" isim hakkı ve hissesini müvekkillerine bedeli karşılığında devrederek ortaklıktan ayrıldığını, buna rağmen davalının "Kanatçı H. Yeri" markasının tescili için TPE"ne başvurduğunu, isim hakkının müvekkillerine devredilmiş olması nedeniyle davalının tescil isteminde bulunmayacağı gerekçesiyle, davalının marka tescilinin tamamlanmış ise iptaline ve söz konusu markanın müvekkili şirket adına marka olarak tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin "Kanatçı H, Teneke Restoran" adları altında tavuk kanadı yaparak haklı bir üne kavuştuğu, bilahare "K. Ocakbaşı Restoran", içindeki eşya ve demirbaşlarla birlikte satın aldığını, davacı gerçek kişilerinde kendisine sonradan ortak olduklarını, taraflar arasında anlaşmazlık çıkınca müvekkilinin işletme ortaklığından sadece demirbaş bedelini alarak ayrıldığını, müvekkilinin davacılara isim hakkını bırakmadığını, bu yönde protokolde gerekli düzeltmeyi yaptırdığını, davacılar elindeki protokolün doğruluğunun kabulü halinde dahi, bu protokolden çıkan sonucun ancak ve ancak restorantın aynı isimle çalışmasına rıza vermek olduğunu yoksa ismin bir bütün olarak devredildiği sonucuna ulaşılamayacağı, müvekkilinin marka tescil başvurusuna hiçbir itirazda bulunulmadığını belirterek davanın reddini istemiş, karşı davasında ise karşı davalı ( davacıların( müvekkiline ait isim ve markasına vaki tecavüzlerinin önlenmesi ile "Kanatçı H. Yeri" ismini kullanmaktan men"ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı Haydar vekili, müvekkilinin 28.07.1997 tarihinden itibaren 10 yıl sureyle "Kanatçı H Yeri H Asan" markasını adına tescil ettirdiğini, davalı şirketin ise 08.01.1999 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere "KANATÇI H YERİ" markasının adına tescilini sağladığını ileri sürerek, davalı şirket adına tescilli markanın 556 sayılı KHK.nın 42. maddesi hükmü gereğince iptali ile sicilden terkinine, hükmün ilanına, tescilli markaya yapılan tecavüzün 556 sayılı KHK.nın 62. maddesi gereğince önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar bilirkişi raporu, kesinleşen mahkeme kararlarına nazaran, taraflar arasındaki fesih protokolü ile davalı (k:davacı) Haydar A"ın "Kanatçı H Yeri" isminin ticari unvan olarak tüm haklardan feragat niteliği taşımadığı, davacılar tarafından markanın kendilerine devir edildiği yolundaki iddiaya dayanarak açtıkları markanın terkini, kendilerine aidiyetinin tespiti ve tesciline dair talebin yerinde bulunmadığı, yine bu ibarenin davacılar tarafından işletme adı olarak kullanılmasının verilen izin nedeniyle davalı(karşı davacı) markasına tecavüz oluşturmayacağı, birleşen dava yönünden ise davacının kendi adına tescil ettirdiği "Kanatçı H Yeri" markası var olduğu halde davalı şirket adına yapılan tescilin 556 sayılı KHK.nin 42,7/b ve 8/b maddelerine aykırı olduğu gerekçeleriyle, asıl ve karşı davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile şirket adına tescilli bulunan 203118 nolu "Kanatçı Haydarın Yeri" markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, hükmün ilanına, sair istemlerin ise reddine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve dosya kapsamından davalı(k.davacı)adına olan marka tescil başvurusunun dava tarihinde henüz tamamlanmadığının anlaşılmasına, idari prosedür tamamlanmadan açılan davanın dinlenilmesinin de mümkün bulunmamasına göre, taraflar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraflar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 375.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin her bir taraftan alınarak yek diğer tarafa verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.000.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ve karşı davacıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 3.440.000 lira harcın temyiz eden davacı ve karşı davalıya iadesine, 02.11.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Kaynak:yargıtay.gov.tr