Hakkimizda

Online Tescil

Marka

Patent

Tasarım

Kalite Belgelendirme

Blog

Haberler

Kıymalı elma dolmasında saklanmış inovasyon » Etkin Patent Funda ÖzkanBugüne kadar 'inovasyon-yaratıcılık' konusunda bir dizi seminere, konferansa katılmış biri olarak iddia edebilirim ki, hiçbiri Ali Poyr
Kıymalı elma dolmasında saklanmış inovasyon

Kıymalı elma dolmasında saklanmış inovasyon

Ana Kategori : Blog, Kategori : Patent Haberleri
Funda ÖzkanBugüne kadar 'inovasyon-yaratıcılık' konusunda bir dizi seminere, konferansa katılmış biri olarak iddia edebilirim ki, hiçbiri Ali Poyr Patent Haberleri
Kıymalı elma dolmasında saklanmış inovasyon +90 212 212 35 17

Funda Özkan Bugüne kadar 'inovasyon-yaratıcılık' konusunda bir dizi seminere, konferansa katılmış biri olarak iddia edebilirim ki, hiçbiri Ali Poyrazoğlu'nun anlatımı kadar basit, akıcı, lezzetli değildi. Onlarca şirket de Ali Poyrazoğlu'nu keşfetmiş ki, sanatçının içindeki işadamının sesiyle inovasyon-yaratıcılık dersi alıyor. Novartis, Glaxo Smith Kline, İbrahim Ethem gibi ilaç firmaları tıp etiği konusunda yaratıcılık, Yapı Kredi'ye kredi kartlarının pazarlanmasında motivasyon, Henkel, Türk Philips, Filli Boya, Audi, Zorlu'nun Taç ve Linens bayileri için iyi takım oyunu, TEB-BNP Paribas birleşme sürecinde kurum kültürü, Borusan Grubu'na 6 Sigma, Milliyet gazetesine insan kaynaklarının nasıl yeniden yorumlanabileceği, Turkcell'in sponsorluğunda 17 üniversitede, öğrencilere okullarda öğrenilen bilginin nasıl yaratıcı bilgiye dönüştürüleceği konularında eğitim ortaklığı yapmış. Bodrum Magic Life'taki 'gölgede muhabbet'ini dinledim Ali Poyrazoğlu'nu. Farklı sektörlerde çalışan yerli turistlere hızlandırılmış yaratıcılık kursu verirken, 'yaratıcılık gökden inen bir peri değildir' vurgusunu yapıyordu. İş âleminin globalleşen rekabet ile birlikte son dönemde çok önemsediği 'inovasyon-yaratıcılık' kavramının salt ticari alanda kalması da gerekmiyor. Ebeveyn-çocuk ilişkisinde, karıkoca ilişkisinde, hayatınızı yeniden tanımlamanızda, siyasette (özellikle toplumun taleplerine uzak düşenlerin derdine çare olması için) inovasyon-yaratıcılık kavramını uygulamaya dökebilirsiniz. Yeter ki metot doğru öğrenilsin. İşe sorunun adını doğru koymakla başlamak gerekiyor. O sorundan kurtulmak için kuluçka ve aydınlanma evrelerini takip etmeli. İnsan ilişkilerinde de, kurumlarda da sürekli değişim içinde olunmalı ki, gelecek kontrol altında tutulabilsin. Ali Poyrazoğlu, "Aksi takdirde birileri sizin adınıza sizin geleceğinizi şekillendirir" diyor. Değişimin yolu da inovasyon-yaratıcılık kavramından geçiyor. Daha önce de bu köşede verdiğim örnek: Çiklet firması, çantada dağılan çiklet karton kutusu yüzünden satışları gerilemesin diye inovatif düşünceyle kutunun kapağına dil koyuyor, kutunun kapağının açılmasını engelliyor. Ali Poyrazoğlu'nun örneği de Osmanlı-saray mutfağından kıymalı elma dolması. Diyor ki, "Bir araya gelmeyecek gibi düşündüğünüz şeyler iyi bir uyumla getirilirse çok farklı lezzetler ortaya çıkabilir." Yeter ki önce ailede, sonra okulda, askerde, işyerinde öğretilen "İcat çıkarma şimdi"ye karşı koyabilelim. Ali Poyrazoğlu "İcat çıkarın" diyor, "İcat çıkarın" Sadece dolmanın tarifinde takılı kalmamak da gerekiyor. 'Geri zekâlılar rezerv para hedefine program diye inandı' Ankara'da biri halen işsiz ekonomi gazetecisi (Nurhan Yönezer), diğeri Reuters'ta ekonomi muhabiri (Hatice Aydoğdu) muhteşem bir kitaba imzalarını attılar: Krizin Sözlü Tarihi. Kasım 2000-Şubat 2001 Ekonomik Krizinin Tanıkları Anlatıyor' adıyla ekonomi tarihinin en büyük krizine ışık tutuyorlar. Unutmak mümkün mü, yaşadığımız kâbusu? 1945 savaş koşullarından sonra yaşanılan en büyük ekonomik daralmaydı, binlerce insan işsiz kaldı. Tarihe 'Anayasa kitabının atılmasıyla başlayan kriz' olarak geçmiş olsa da kaçınılmaz bir krizdi o. Siyasette bir dönemin kapanması, mevcut partilerin yokluğa sürüklenmesi ve en yeninin (AKP'nin) doğmasına sebep olan kriz. 'Tarih tekerrürden ibarettir' denir. Bu yüzden 2001 krizini iyi okumak gerekiyor. Ekonomik kararlarda görev alan aktörlerin hemen hepsi kitapta buluşmuş. Her şey o kadar açık ki, 'resmi söylemde' ekonomi kurmaylarının ağzından duymaya alışkın olmadığımız 'ana avrat sövdüm', 'zurna gibi içtim'e kadar yaşanılanların psikolojik boyutu da yer alıyor. Kitabı okurken "Keşke Hüsamettin Özkan, Mesut Yılmaz, Devlet Bahçeli, Enis Öksüz ve Recep Önal da konuşmayı kabul etseymiş" diyorsunuz. Gelelim başlıktaki 'geri zekâlılara'. "Haziran 1997'de hükümet değişiyor... Hatırladığım, Türkiye'nin çok süratli şekilde krize doğru gittiği... Türkiye'yi sadece bir krizin kurtarabileceğini düşünüyoruz. 1997'nin sonlarına doğru bunlar 'kurtarıcı' bir şey arıyorlar, zorluyorlar: 'Para programı yapsana.' Ben de diyorum ki, 'Para programı dediğinizin mali tarafının olması lazım. Bütçe açığını, kamu açığını nasıl, ne kadar daraltacaksınız? Söyleyin ona uygun bir para programı hazırlayalım. Aralık ayında da Mesut Yılmaz (Başbakan) kamuoyuna 'Para programı yapılacak' diye açıkladı. Ne yapalım, ne yapalım dedik. Rezerv para hedefi koymaya karar verdik. Rezerv para hedefini kamuoyuna 'Para Programı' diye sunduk ve sattık. Bütün 'geri zekâlılar' buna inandı. Ya, rezerv parayla, enflasyon arasında ne ilişki olabilir?" Bu sözler dönemin Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Şükrü Binay'a ait. Yıkıldığımız gün Anayasa kitabının atıldığı günün anlatımı, Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp, İstanbul'da bir toplantıda: "Döviz talebi ve faiz oranları giderek yükselmekteydi. Gelişmelerden tedirgin olan bürokratlar soluğu Demiralp'in yanında aldı: "İş kontrolden çıkıyor." Selçuk Demiralp, hemen lobiye çıktı. Gelen raporlardan piyasalarda oluşan rakamları öğrenince lobideki koltuğa yığılıverdi ve sadece "Bu iş bitti" diyebildi.Radikal