Hakkimizda

Online Tescil

Marka

Patent

Tasarım

Kalite Belgelendirme

Blog

Haberler

Haksız Rekabet ve Ticaret Unvanına Tecavüz » Etkin Patent Haksız Rekabet ve Ticaret Unvanına Tecavüz; Men´ini, tescilli unvanın değiştirilmesi veya silinmesini, zararın tazminini ve gazetede yayımlanmasını isteyebilir.
Haksız Rekabet ve Ticaret Unvanına Tecavüz

Haksız Rekabet ve Ticaret Unvanına Tecavüz

Ana Kategori : Blog, Kategori : Marka Davaları
Haksız Rekabet ve Ticaret Unvanına Tecavüz; Men´ini, tescilli unvanın değiştirilmesi veya silinmesini, zararın tazminini ve gazetede yayımlanmasını isteyebilir. Marka Davaları
Haksız Rekabet ve Ticaret Unvanına Tecavüz +90 212 212 35 17

T.C. YARGITAY ONBİRİNCİ HUKUK DAİRESİ: 2003/13467 ESAS, 2004/7561 KARAR

# HAKSIZ REKABET # TİCARET UNVANINA TECAVÜZ #

"ÖZET" USULEN TESCİL VE İLAN EDİLMİŞ OLAN TİCARET UNVANINI KULLANMA HAKKI, MÜNHASIRAN SAHİBİNE AİTTİR. TİCARET UNVANI KANUNA AYKIRI OLARAK BAŞKASI TARAFINDAN KULLANILAN KİMSE BUNUN MEN´İNİ, TESCİLLİ UNVANIN DEĞİŞTİRİLMESİ VEYA SİLİNMESİNİ, VARSA ZARARIN TAZMİNİNİ VE HÜKMÜN GAZETEDE YAYIMLANMASINI İSTEYEBİLİR. SOMUT OLAYDA, DAVACI İLE DAVALININ FAALİYET ALANLARI AYNI OLUP, DAVACININ KURULUŞ VE TESCİL ÖNCELİĞİ NEDENİYLE ÜLKE GENELİNDE BİR HAK ELDE ETTİĞİ, HER İKİ TARAFIN UNVANLARININ ÇEKİRDEK UNSURUNUN AYNI OLDUĞU, KARIŞIKLIĞA NEDEN OLMASI VE UNVANA TECAVÜZ TEŞKİL ETMESİ KARŞISINDA DAVACININ TERKİN İSTEME HAKKININ BULUNDUĞU AÇIKTIR. ANCAK DAVALI TİCARET UNVANINI TESCİLLİ OLARAK KULLANMAKTADIR. BU NEDENLE TESCİLLİ TİCARET UNVANININ SİCİLDEN TERKİN EDİLMESİ ANINA KADAR KULLANILMASINDA HER HANGİ BİR USULSÜZLÜK OLMADIĞI İÇİN, BU DÖNEM İÇERİSİNDE UNVANA TECAVÜZDEN VE HAKSIZ REKABETTEN BAHSEDİLEMEZ.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen davada (Konya Asliye Birinci Ticaret Mahkemesince verilen 10.9.2003 tarih ve 2003/54-2003/479 sayılı kararın Yargıtay´ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili adına tescili "Konyalı" ibareli marka ve ticaret unvanının davalı tarafından aynen kullanıldığını, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek, haksız rekabete son verilmesini, davalının ticaret unvanından, kullandığı etiket, tabela v.s. materyalden "Konyalı" ibaresinin silinmesini, mümkün olmazsa imhasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin "Konyalı Saatçi" ibareli unvanı 1974 yılından beri kullandığını, taraflar arasında uzun yıllardan beri ticari ilişki olduğunu, aynı unvanın kullanıldığını bildiğini, zımmen rıza gösterdiğini, bayilik ilişkisinin de devam ettiğini, tespit dosyasında marka hakkına tecavüzün olmadığının belirlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, "Konyalı" ibareli markanın gerçek kişi Mustafa adına tescilli olduğu, bu hakkın şirkete devredilmemiş bulunduğu, davacı şirket markasına tecavüzden bahsedilemeyeceği, ancak unvan bakımından davacının kuruluş ve tescil önceliği bulunduğu Türkiye çapında korunan bir hak elde ettiği, "Konyalı" ibaresinin tarafların ticaret unvanının esaslı unsuru olduğu, davalının eyleminin TTK.nun 57/5. maddesine göre iltibas nedeniyle haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle marka hakkına tecavüz nedeniyle açılan davanın reddine, davacı şirketin ticaret unvanına vaki tecavüzün önlenmesi isteminin kabulüne, TTK.nun 57/5. maddesi uyarınca davacının Konyalı ibareli ticaret unvanına davalının vaki tecavüzünün önlenmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1) Dava, ticaret unvanı ile markaya tecavüz ve haksız rekabete son verilmesi, ortaya çıkan maddi durumun tüm sonuçlarının ortadan kaldırılması, davalının ticaret unvanı ve diğer tanıtım vasıtalarından ´Konyalı´ ibaresinin çıkarılması ve silinmesi istemlerine ilişkindir. TTK.nun 52. maddesi uyarınca, usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı, münhasıran sahibine aittir. Aynı yasa´nın 54. maddesi ise, ticaret unvanı kanuna aykırı olarak başkası tarafından kullanılan kimsenin, bunun men´ini, tescilli unvanın değiştirilmesi veya silinmesi, varsa zararının tazminini ve hükmün gazetede yayınlanmasını isteyebileceği öngörülmüştür. Ticaret unvanının korunmasında tescilli unvanın varlığı ve önceliği yeterlidir. Usulen tescil ve ilan edilen ticaret unvanı, terkin edilinceye kadar koruma altında olup, sahibine kullanma hakkı bahşeder. Hukuka aykırı şekilde başkasının ticaret unvanının tescilsiz kullanımı veya terkine rağmen unvanın kullanılması haksız rekabet teşkil edecektir.

Somut olayda saatçilik alanında faaliyet gösteren davacının unvanı, ´Konyalı Saat Ticaret A.Ş.dir. Anılan unvan, 28.5.1993 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiştir. Davalı şirket de aynı alanda faaliyette bulunmakta olup, ´Konyalı Optik Saat ve Sarraflık Sanayi Ticaret Ltd. Şti." ibareli unvanını 19.6.1997 tarihinde tescil ettirmiş bulunmaktadır. Davacı ile davalının faaliyet alanları aynı olup, davacının kuruluş ve tescil önceliği nedeniyle ülke genelinde bir hak elde ettiği, her iki tarafın unvanların çekirdek unsurunun ´KONYALI´ ibaresi olduğu, karışıklığa neden olması ve unvana tecavüz teşkil etmesi olarak kullanmaktadır. Dolayısıyla tescilli ticaret unvanının sicilden terkin edilmeleri anına kadar kullanmalarında her hangi bir usulsüzlük olmadığından bu dönem içinde unvana tecavüzden ve haksız rekabetten bahsedilemez.

Fakat, mahkemece, talep edilmesine rağmen, ´Konyalı´ ibaresinin davalının ticaret unvanından terkinine karar verilmemiştir. Ancak, anılan karar bu yönüyle davacı vekili tarafından temyiz edilmemiştir. O halde, davalının usulüne uygun olarak tescilli unvanını kullanması, sicilden terkin edilmediği müddetçe haksız rekabet teşkil etmeyeceğinden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2-) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.

Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına (BOZULMASINA), (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 6.7.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Kaynak:yargitay.gov.tr