Hakkimizda

Online Tescil

Marka

Patent

Tasarım

Kalite Belgelendirme

Blog

Haberler

Haksız Rekabet, Ticaret Ünvanı » Etkin Patent Haksız Rekabet, Ticaret Ünvanı; Davacı, kendisine ait ticaret ünvanı ile markayı davalının aynen kullanarak haksız rekabette bulunduğunu ileri sürmüştür.
Haksız Rekabet, Ticaret Ünvanı

Haksız Rekabet, Ticaret Ünvanı

Ana Kategori : Blog, Kategori : Marka Davaları
Haksız Rekabet, Ticaret Ünvanı; Davacı, kendisine ait ticaret ünvanı ile markayı davalının aynen kullanarak haksız rekabette bulunduğunu ileri sürmüştür. Marka Davaları
Haksız Rekabet, Ticaret Ünvanı +90 212 212 35 17

T.C. YARGITAY ONBİRİNCİ HUKUK DAİRESİ 1993/3585 ESAS, 1993/4667 KARAR

# HAKSIZ REKABET # TİCARET ÜNVANI #

ÖZET : Davacı, kendisine ait ticaret ünvanı ile markayı davalının aynen kullanarak haksız rekabette bulunduğunu ileri sürmüştür. Bu iddia üzerine davalı, dava konusu ünvanda kısmi değişiklik yapmıştır. Bu değişikliğin niteliği de gözönüne alınarak iddia ve savunma, ıslah edilmeksizin dahi açılan bu davada karara bağlanabilir. (6762 s. TTK. m. 41, 43, 52, 54) Butik S..... Koll. Şti. ile S..... Konfeksiyon Tuhafiye Ltd. Şti. arasındaki davadan dolayı, (Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi)nce verilen 14.5.1991 gün ve 649-443 sayılı hükmü bozan dairenin 2.2.1993 gün ve 6962-598 sayılı ilamı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin 1975 tarihinden itibaren ticaret ünvanı olarak "sükse" kelimesini seçtiğini, 1985 yılında da marka olarak tescil ettirdiğini, davalının "Sükse" kelimesini 1988 tarihinden itibaren ticaret ünvanı olarak kullanmaya başladığını ileri sürerek haksız tecavüzün meni ve ünvandan silinmesini, 5.000.000 lira manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın açılmasından sonra "Sükse" kelimesini "Süksem" olarak değiştirildiğini, davanın konusu kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; toplanan delillere, alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın açılmasından sonra "süksem" olarak değiştirilmiş olmasının sonucu değiştirmediği gerekçesiyle davalının "Sükse ve süksem" olan ticaret ünvanındaki sözcüklerin terkinine ve menine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, karar Dairemizce ilamda yazılı nedenle davalı yararına bozulmuştur. Bu defa davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

Davacı vekili, müvekkili şirketin ticaret ünvanında kullandığı ve ayrıca marka olarak da tescil ettirdiği (Sükse) sözcüğünü, davalının da ticaret ünvanında kullanmaya başladığını ve tescil ettirdiğini,davacı ünvanı ile iltibas yarattığını iddia ederek haksız tecavüzün önlenmesini, anılan sözcüğün ünvandan silinmesini istemiştir. Dava açıldıktan sonra, davalı ticaret ünvanındaki (Sükse) sözcüğünü (Süksem) olarak tescil ettirmiştir. Davacı vekili bu şekildeki değişikliğin de iltibası önlemediğini ve bir farklılık meydana getirmediğini, bu davranışın iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Bu beyan HUMK.nun 185. madesinde düzenlenen iddianın tevsii niteliğinde değildir. Davadan sonra gerçekleşen tescil olgusunu dahi davanın konusu içinde bulunduğunun beyanı niteliğindedir. Davanın niteliği yargılama aşamasında davanın tevsii edildiği savunması da yapmamıştır. Olayımızda, ıslah işlemi de yoktur.

Davacı ilk iddiasından vazgeçerek sonraki ticaret ünvanına yöneltmiş değildir. Sonraki tecildeki (Süksem) sözcüğü ile durumun değişmediğini haksız rekabetin devam ettiğini ileri sürmüştür. Davalının tecilli ilk ticaret ünvanını, davacı ticaret ünvanı ve markası ile iltibas meydana getirdiği tüm dosya içeriği ile anlaşılmış bulunmaktadır. Davalının daha sonra (Sükse) sözcüğüne sadece (m) harfini ekleyerek (Süksem) sözcüğünü alması, yasanın aradığı anlamda bir değişiklik teşkil etmediği gibi, iyiniyetle bağdaşacak bir davranış da değildir. Eğer bir harf ilavesi ile yapılan değişiklik yeni bir tescil olarak kabul edilir ve sonraki tescilin silinmesi için ayrı bir davaya lüzum görülürse, iyiniyetli olmayan kişilere, açılan haksız rekabet davasını sürüncemede bırakma imkanı verilmiş olur. Bu durum ise, yasa hükümlerinin ihlaline ve birden fazla davaların açılmasına, zaman kaybına ve masrafa yol açar. Bütün bu durumlar karşısında HUMK.nun 440 ve müteakip maddelerine uygun bulunan davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüyle Dairemizin bozma ilamının kaldırılmasına ve hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

S o n u ç : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüyle Dairemizin 2.2.1993 gün ve 1992/6962 esas ve 1993/598 sayılı bozma ilamının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının (ONANMASINA), ilk temyizden dolayı bakiye 17.300 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, davacıdan peşin alınan 31.000 lira karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 25.6.1993 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI * Dairenin 2.2.1993 gün ve 1992/6962 esas ve 1993/598 karar sayılı ilamında (2) numaralı bendde açıklanan gerekçelerle kararın bozulması düşüncesinde olduğumdan, çoğunluğun onama kararına katılmıyorum. Kaynak:yargıtay.gov.tr