Hakkimizda

Online Tescil

Marka

Patent

Tasarım

Kalite Belgelendirme

Blog

Haberler

Gelecekle ilgili bilimsel öngörülerde bulunup, teknolojik buluşlar geliştiriyor, » Etkin Patent İddaa, deniz taksi ve OGS’nin mimarı Alphan Manas, gelecekle ilgili öngörü yeteneği sayesinde yıllar önce icat ettiği bir buluşu ihtiyaç doğduğunda toplum
Gelecekle ilgili bilimsel öngörülerde bulunup, teknolojik buluşlar geliştiriyor,

Gelecekle ilgili bilimsel öngörülerde bulunup, teknolojik buluşlar geliştiriyor,

Ana Kategori : Blog, Kategori : Patent Haberleri
İddaa, deniz taksi ve OGS’nin mimarı Alphan Manas, gelecekle ilgili öngörü yeteneği sayesinde yıllar önce icat ettiği bir buluşu ihtiyaç doğduğunda toplum Patent Haberleri
Gelecekle ilgili bilimsel öngörülerde bulunup, teknolojik buluşlar geliştiriyor, +90 212 212 35 17

İddaa, deniz taksi ve OGS’nin mimarı Alphan Manas, gelecekle ilgili öngörü yeteneği sayesinde yıllar önce icat ettiği bir buluşu ihtiyaç doğduğunda toplumun hizmetine sunuyor. Manas, şimdi de ortağı Borusan ile birlikte kömür madenleriyle enerji projeleri üzerinde çalışıyor ALPHAN Manas... O, Brightwell şirketinin patronu. Modern zaman kahini diyorlar. Çünkü gelecekle ilgili bilimsel öngörülerde bulunup, teknolojik buluşlar geliştiriyor, patentini alıyor, o patentleri satıyor. Kısaca o bir mucit. Cin fikirler onun işi. Deniz taksi projesinin de, İddaa’nın da, Bilyoner’in de mimarı o. 9 yaşındayken geliştirdiği alarm sistemiyle, anne ve babasının odasına girişini kontrol altına alacak kadar da zeki... Ancak hiperaktif olduğunu sonradan öğrendiği için hep yaramaz çocuk damgası yiyerek yaşamış. Enerji konularında yatırımlar planlayan, kömürde yeni projeler üretmek ve hayatı kolaylaştırmak üzere çalışan Manas’la geçmişi ve geleceği konuştuk: Önce kendinizi biraz anlatır mısınız? İzmir’de 30 Temmuz 1962’de doğdum. Aşırı yaramaz bir çocuktum, herkes haylaz derdi. Hiperaktifmişim meğer. Boşu boşuna yaramaz damgasıyla geçti çocukluğum. Yurtdışına çok giderdi babam. 1970’li yıllarda benzinle çalışan motorlu bir uçak getirmişti ABD’den. Onunla oynardım hep. Uçak, uzay konularına çok meraklıydım. İlkokul 3’üncü sınıftayken alarm sistemi kurmuştum. Annem, babam odaya girerken alarm çalardı. Çok çalışkandım. Taktir almazsam ağlardım, arkadaşlarım beni teselli ederlerdi. Yeteneğiniz farkedilmedi yani... Türkiye’de ilgi alanı belirleme sorunu var. Her çocuk yeteneğine göre kariyer yapmalı. Şimdi okullarda bu kısmen uygulanıyor. Ama bizim zamanımızda böyle bir şey zaten yoktu. Babam uzak yerlere gitmemi istemezdi, ne yapacaksa yakınımızda yapsın derdi. Annem- babam öğretim üyesiydi, buna rağmen farkedilmedim. Benim hep endüstriyel konulara ilgim vardı. Ama tekstil mühendisi oldum. Sizin bir de ABD maceranız vardı... 1983 yılında Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. Daha sonra New York’a giderek, New York Eyalet Üniversitesi’nden Üretim Yönetimi konusunda lisans üstü diploması aldım. ABD’ye gidince ilk işlerimden bir tanesi patent başvurusu yapmak oldu. Tekstil mühendisi oldum. Ancak ABD’de tekstil işiyle uğraşabildim. İş yaşamına nasıl adım attınız, Brightwell nasıl doğdu? Bir süre tekstil işinde çalıştıktan sonra 1988 yılında Exim, ardından Planet ve Teknoser’in kurucuları arasında yer aldım. 1998 yılında kurulan tüm şirketler Teknoloji Holding çatısı altında toplandı. 2006’da ise Teknoloji Holding’de yeralan 7 şirketi bünyemize katarak Hollanda merkezli Brightwell’i kurduk. Borusan’la işbirliğine gittiniz... Borusan Holding, Brightwell Holdings BV iştiraklerinden Maya Enerji’nin yüzde 70 hissesini satın alarak enerji sektörüne girdi. Maya Enerji’nin 850 megavatlık lisansa sahibiz. Bu lisansların yatırıma dönüşmesi halinde 1 milyar dolara yakın yatırım yapılacak. Biz pazarı önceden kokladık. Enerji ile ilgili darboğazı gördük ve acil önlemlere yönelik çalıştık. Enerji kaynaklarındaki sıkıntıları göz önüne alarak kömür madenleriyle ilgilendik. Balıkesir’de iki kömür sahası aldık. Beklediğimizin üzerinde kömürle karşılaştık. Oraya termik santral kurmayı planlıyoruz. Ya da madencilikle devam edebiliriz. Hidroelektrik, termik, rüzgar ve diğer yenilenebilir enerji kaynakları da ilgi alanımızda. Enerji alanında Türkiye’yi önemli yeniliklerle tanıştıracağız. Başka neler yaptınız, son aldığınız patentler neler mesela... Dijitürk bünyesinde çocuk kanalı kurduk. Uzaktan sayaç okuma teknolojisini bulduk. Mesela sinema izleyicisi sayma patenti aldık. Bu bilet satışında önemli ölçüde istismarların önüne geçecek. Sinema salonuna bir kamera koyuyoruz. İmaj çekiyor ve o anda kaç kişi izliyor onu buluyor, gişede toplanan bilet parasıyla karşılaştırılıyor. Duvarda eğilen bir tabloyu üzerine yerleştirilen bir aletle tesbit edilebiliyor, hatta sistem tabloyu kendi düzeltiyor. Migros için kasasız market projesi ürettik ama uygulamaya geçmek için erken. O proje için halkın eğitilmesi gerekiyor önce. Geleceği gören biri olarak Türkiye için neler söylersiniz? Otelciliği çok iyi biliyoruz, tekstilde iyiyiz. Belli birkaç taşıyıcı alan belirlemek gerekiyor. Türkiye belli aşamalarda büyüyebilirse önü açılır. Robotikler Türkiye için bir ilgi alanı olabilir. Mesela bu işe girecek bir grup olsun bu grupta ben de yer alırım. Ülke birkaç alanda konsantrasyon yaratamadığı ve AB yolu da açıldığı zaman insanları Türkiye’de tutmak çok zor alacak. Bir de Doğu ile Batı arasındaki açığın siyasetin ötesinde olduğunu görmek lazım. Bu da Türkiye’nin önündeki engellerden biri. Benim hayatım ‘bebek firarda’ BOĞAZİÇİ endüstri mühendisliğini yazmıştım. Olmadı tıp olsun dedim. Gerçi tıp benim için cinayet olurdu. Allah korudu herkesi. Çünkü ben kan göremem, iğne yapamam, kadavra filan... Tıbbı 1 soruyla kaçırdım Allah’tan. Üniversite sınavları öncesinde bir kaza geçirdim ve ayağım kırıldı, hastanede yattım. Düşük psikolojiyle sınava girdim ve endüstriyel mühendislik kaçtı. Alıp satmak bana göre değildi. Maceralı bir ABD sürecim oldu. Gitmişken master yapmaya karar verdim. İngilizce öğrenmeliydim. Benzin istasyonunda bir küçük market işlettik, soyulduk. Ben evrendeki belli olayları çektim. Sürekli başımdan birşeyler geçer. Bebek firarda filmi benimle çok özdeşleşiyor. Seyredenler hatırlar, sürekli başına birşeyler geliyor ve tesadüf eseri hep zarar görmeden kurtuluyor. Benim de öyle bir hayatım var. Bu yüzden arkadaşlarım bana ‘Bebek Firarda’ diye isim taktılar. İddaa, Deniz Taksi ve OGS’yi yarattı PEK çok ürünün, buluşun patenti bende. Bunda ciddi ürünler olduğu gibi komik olanlar da var. İddaa var mesela. Büyük bir başarı öyküsüdür o. 2004’te hayata geçti ve 19 ay gibi kısa bir süre içinde 400 milyon dolar değere ulaştı. 6 yıl önce başladığımız ve geçenlerde hayata geçirdiğimiz ‘Deniz Taksi’ projesi önemli. Bir de Otomatik Geçiş Sistemi (OGS) var tabi. Hükümet düzeyindeki birçok altyapı projelerine de katkılarda bulundum. İran’a tekne yapıyoruz YAPTIKLARI işler arasında tekne üretmenin olduğunu da söyleyen Alphan Manas, İran’a da üretim yaptıklarını söyledi. Manas ‘Geçenlerde İran Ulaştırma Bakan Yardımcısı geldi. Çünkü biz onlar için tekne yapıyoruz. Teknelerini görmek üzere geldiler. Dubai, Abu Dabi, Nijerya ve Doğu Avrupa’ya da tekneler üretiyoruz. Yat yapmıyoruz özel gezi tekneleri ve iş tekneleri yapıyoruz. 12 şirketimiz var bunları ileride halka açmak, evlilikler yaptırmak gibi düşüncelerimiz var. Ben bu şirketlerin tek sahibi olmayı düşünmüyorum hiçbir zaman. Ben daha çok yeni şirketler kurmak üzerinde duruyorum. Oluşturmak isteğim şey bir şirket fabrikası haline gelmek. Üretim fabrikası değil şirket fabrikası yaratmaktan daha çok hoşlanıyorum. Deniz taksi çok farklı, istediğimiz zaman istediğimiz noktaya giden ve deniz miliyle çalışan taksi yaptık. Bu dünyada tek. Bu deniz, taksi talebi karşılayacak, insanlar mutlu olacak, taksi sayısı 100’e çıkacak. Bu o zaman başarı öyküsü olacak. Fulya ERDEM-STAR