Hakkimizda

Online Tescil

Marka

Patent

Tasarım

Kalite Belgelendirme

Blog

Haberler

Dünyayı kurtaracak altı proje! » Etkin Patent İngiliz Observer gazetesinde, 7 Ekim’de yayımlanan bir yazıda, küresel ısınmaya karşı geliştirilen projeler ve başarı şansları anlatılıyor. İşte öne çıkan altı
Dünyayı kurtaracak altı proje!

Dünyayı kurtaracak altı proje!

Ana Kategori : Blog, Kategori : Patent Haberleri
İngiliz Observer gazetesinde, 7 Ekim’de yayımlanan bir yazıda, küresel ısınmaya karşı geliştirilen projeler ve başarı şansları anlatılıyor. İşte öne çıkan altı Patent Haberleri
Dünyayı kurtaracak altı proje! +90 212 212 35 17

İngiliz Observer gazetesinde, 7 Ekim’de yayımlanan bir yazıda, küresel ısınmaya karşı geliştirilen projeler ve başarı şansları anlatılıyor. İşte öne çıkan altı proje... Karbon emisyonlarının azaltılması için yapılan anlaşmalar, kirliliği önleme konusunda bir işe yaramadı. Politikacılar bir türlü anlaşamayınca, iş bilim adamlarına düştü. Bilim adamları, gökyüzünün ve denizlerin doğasını değiştirecek araştırmalar üzerinde yoğunlaştılar. Başarı şansları tartışılır; ancak bilim, tüm gayretiyle dünyayı kurtarmaya çalışıyor. Londra’daki Bilim Müzesi’nde şu günlerde açılan 'Yosunlar Dünyayı Kurtarabilir mi?’ sergisi de gezegeni kurtaracak ileri teknoloji projelerine odaklanıyor. İngiliz Observer gazetesinde, 7 Ekim’de yayımlanan bir yazıda, küresel ısınmaya karşı geliştirilen projeler ve başarı şansları anlatılıyor. İşte öne çıkan altı proje... Sentetik ağaçlar Karbondioksit emen ağaçlar dikmek, ekoloji için önemli bir etkinlik haline geldi. Ama şimdi, bilim adamları başka bir teknoloji öneriyorlar: Sentetik ağaçlar. Bu ağaçlar büyümüyor, çiçek vermiyor ama karbondioksiti emiyorlar. Columbia Üniversitesi’nden Klaus Lackner, bu fikri ilk olarak Bilimin Gelişmesi İçin Amerikan Birliği (American Associaton of Advencement of Science) yıllık toplantısında verdi. Lackner’in ağaçlarından sadece bir tanesi, yılda 90 bin ton karbondioksit emebiliyor. Bu da 15 bin aracın yaydığı karbondioksite eşit. Bu oranda karbondioksiti ancak binlerce doğal ağaç emebiliyor. Lackner’in projesi, karbonu tutup onu yeraltına gömme üzerine kurulu. Bununla birlikte, karbondioksiti sıvılaştırıp eski madenlere ve petrol sahalarına gömme projeleri de var. Lacner’in sentetik ağaçları da filtre görevini görecekler. Ancak projeyi eleştirenler, karbondioksiti elde etmek için çok fazla enerji gerektiğini söylüyorlar. Başarı şansı: 4/5. Sentetik ağaçlar yoluyla olmasa da karbon ayrıştırılması, küresel ısınmaya karşı mücadelede önemli rol oynayacağa benziyor. Sülfür örtüleri Büyük volkanik patlamalarda yeryüzü soğuyor. Örneğin Filipinler’deki Pinatubo Yanardağı, 1991’de patladığında, dünya çapında ısı 0.6 C düştü. Bilim adamları, bunun, volkanın stratosfere püskürttüğü 10 milyon ton sülfür yüzünden olduğunu söylüyor. O zaman, neden kendi Pinatubo’muzu yaratmayalım? Bu, 1995’te ozon tabakasıyla ilgili çalışması yüzünden Nobel ödülü alan Profesör Paul Crutzen’in önerisi. Crutzen, güneş ışınlarının dünyaya ulaşmasını engelleyecek bir sülfür örtü yaratmak gerektiğini belirtiyor. Bunun için de sülfür dolu yüzlerce roket stratosfere gönderilecek. Yaklaşık bir milyon ton sülfür, dünyayı kurtarmak için yeterli olacak. Ancak bu fikir, bu kadar fazla sülfürün, asit yağmurlarına yol açacağını ve ozon tabakasına zarar vereceğini iddia eden bilim adamlarını endişelendiriyor. Başarı şansı: 1/5. Asit yağmurları ve ozon tabakasının uğrayacağı zararlar, küresel ısınma etkilerinden daha fazla olabilir. Bulut kalkanı Colorado Uluslararası Atmosfer Araştırmaları Merkezi’nden John Latham ve Edinburgh Üniversitesi’nden Stephen Salter, deniz suyundan spreyler kullanarak bulut miktarını yüzde dört artırırlarsa, dünyayı güneşin radyoaktif ışınlarından yeterince koruyabileceklerine inanıyor. Plan, karbondioksit salınımını aza indirecek en ucuz projelerden biri ve bilgisayar simülasyonları sonuç verirse, beş yıl içinde deneme aşamasına geçilecek. Ancak Latham, bu projenin hava değişikliklerine yol açabileceğini söylüyor. Başarı şansı: 2/5. Başarılı olmak için küresel bir uzlaşma gerekiyor. Uzay aynaları Güneşin yaydığı radyasyon, dünyayı ısıtıyor ve yaşamın devam etmesini sağlıyor. Ancak dünya ısındıkça, bilim adamları dünyaya ulaşan radyasyon miktarını kısıtlamak istiyorlar. Bunun yollarından biri de uzaya dev aynalar yerleştirmek. Projenin fikir babası, California Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarları’ndan fizikçi Lowell Wood, alüminyum ipliklerle yapılan binlerce metrelik çapı olan ekranları uzaya yerleştirmek. Bu ekran, güneş ışınlarını bloke edecek ve radyasyonu filtreleyecek. Bu aynanın maliyeti biraz yüksek. Ancak bir kere yerleştirildiğinde, çalıştırılması çok kolay ve ucuz olacak. Güneşten gelen radyasyonun yüzde birini kısacak aynalar, yaklaşık 1 milyon kilometrekare yer kaplayacak. Ancak bilim adamları, sonucu belli olmayan bir projeye çok fazla para yatırmayı mantıklı bulmuyorlar. Başarı şansı: 1/5, çünkü gerçekten çok pahalı. Deniz ormanları Planktonlar ve yosunlar okyanusların meraları. Karbondioksiti emiyor, ölüyor, sonra da emdikleri karbondioksitle birlikte deniz dibine iniyorlar. Bu alanların sayısını artırmak, atmosferden daha çok karbondioksit emilimini sağlayacak. Planktonlar oluşturmak için önerilen yol, demir gübreler kullanmak. Az miktar demirin bile okyanusta planktonların büyümesini sağladığı biliniyor. Ancak dünyanın birçok yerinde, denizlerde demir bulunmuyor ya da çok az var. Amerikalı bazı girişimciler, denize tonlarca demir pompalama denemelerine başladılar bile. Ancak bu yolla atmosferdeki karbondioksitin çok az miktarının yok olacağını, buna karşılık yöntemin, ciddi kirlenmelere yol açacağını söyleyenler de var. Başarı şansı: 2/5. Yöntem deneniyor ama deniz yaşamını olumsuz etkileyeceği iddiaları da var. Okyanus pompaları İngiltere’nin önemli çevre düşünürlerinden, Bilim Müzesi Başkanı Chris Rapley ve 'Gaia’ konseptinin yaratıcısı James Loverlock, deniz yüzeyine soğuk su pompalayacak yatay borular öneriyor. Bu sayede soğuk su, özel bazı yosunlar sayesinde, bazı yaşam formlarıyla etkileşime girerek karbondioksit emilimini sağlayacak. Bu yaşam formları, daha sonra okyanusun dibine çökecek ve karbonu bin yıllığına denizin derinliklerine gömecek. Bazı biyologlar, bu yöntemin deniz yaşamını olumsuz etkileyeceğini söylüyor. Başarı şansı: 3/5 Deniz yaşamı üzerindeki etkileri yüzünden gerçekleşmeyebili Tempo