ANA SAYFA | KAMPANYALAR | TELİF HAKLARI | HABERLER | İLETİŞİM | TEMSİLCİLERİMİZ
HAKKIMIZDA     MARKA     PATENT     TASARIM     KALİTE BELGELENDİRME     HUKUK     WEB TASARIM     EĞİTİMLER     REFERANSLAR
 
 
 

DİKKAT!!!
Bilgisayar programlarını, web sayfanızı tescil ile koruyabilirsiniz
0212 212 35 17

 

TELİF HAKLARI
Sözleşme ve Tasarruflar
E-Bülten Kayıt

A) Hayatta vaki tasarruflar:

I- Asli iktisap :

Madde 48- Eser sahibi veya mirasçıları kendilerine kanunen tanınan malî hakları süre, yer ve muhteva itibariyle mahdut veya gayrimahdut, karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredebilirler.

Malî hakları sadece kullanma salâhiyeti de diğer bir kimseye bırakılabilir. (Ruhsat).

Yukarıdaki fıkralarda sayılan tasarruf muameleleri henüz vücuda getirilmemiş veya tamamlanacak olan bir esere taallûk etmekte ise bâtıldır.

II- Devren iktisap:

Madde 49- Eser sahibi veya mirasçılarından malî bir hak veya böyle bir hakkı kullanma ruhsatını iktisap etmiş olan bir kimse, ancak bunların yazılı muvafakatiyle bu hakkı veya kullanma ruhsatını diğer birine devredebilir.

İşleme hakkının devrinde, devren iktisap eden kimse hakkında da eser sahibi veya mirasçılarının aynı suretle muvafakatı şarttır.

III. Sözleşmeler:

1. Vücuda getirilecek eserler:

Madde 50- 48 ve 49 uncu maddelerde sayılan tasarruf muamelelerine dair taahhütler, eser henüz vücuda getirilmeden önce yapılmış olsa dahi muteberdir.

Eser sahibinin ileride vücuda getireceği eserlerin bütününe veya muayyen bir nev´ine taallûk eden bu kabil taahhütleri taraflardan her biri, ihbar tarihinden bir yıl sonra hüküm ifade etmek üzere feshedebilir.

Eser tamamlanmadan önce, eser sahibi ölür veya tamamlama kabiliyetini zâyi eder, yahut kusuru olmaksızın eserin tamamlanması imkânsız hale gelirse zikri geçen taahhütler kendiliğinden münfesih olur. Diğer tarafın iflâs etmesi veya sözleşme uyarınca devraldığı malî hakları kullanmaktan âciz duruma düşmesi yahut kusuru olmaksızın kullanmanın imkânsız hale gelmesi hallerinde de aynı hüküm câridir.

2. İlerideki faydalanma imkânları:

Madde 51- İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel malî hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmeler bâtıldır.

İleride çıkarılacak mevzuatla malî hakların şümulünün genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak salâhiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm câridir.

IV. Şekil:

Madde 52- Malî haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.

V. Tekeffül:

1. Hakkın mevcut olmaması:

Madde 53- Malî bir hakkı başkasına devreden veya kullanma ruhsatını veren kimse, iktisap edene karşı hakkın mevcudiyetini Borçlar Kanununun 169 ve 171 inci maddeleri hükmünce zâmindir.

Haksız fiillerden ve sebepsiz mal iktisabından doğan talepler mahfuzdur.

2. Salâhiyetin mevcut olmaması:

Madde 54- Malî bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre salâhiyetli olmayan kimseden iktisap eden, hüsnüniyet sahibi olsa bile himaye görmez.

Salâhiyeti olmaksızın malî bir hakkı başkasına devreden veya kullanma ruhsatını veren kimse; salâhiyeti bulunmadığına diğer tarafın vâkıf olduğunu veya vâkıf olması lâzım geldiğini ispat etmedikçe tasarufun hükümsüz kalmasından doğan zararı tazminle mükelleftir. Kusur halinde mahkeme; hakkaniyet gerektiriyorsa daha geniş bir tazminata hükmedebilir.

Haksız fiillerden ve sebepsiz mal iktisabından doğan talepler mahfuzdur.

VI. Yorum kaideleri:

1. Şümul:

Madde 55- Aksi kararlaştırılmış olmadıkça malî bir hakkın devri veya bir ruhsatın verilmesi eserin tercüme veya sair işlenmelerine şâmil değildir.

2. Ruhsat:

Madde 56- Ruhsat; malî hak sahibinin başkalarına da aynı ruhsatı vermesine mâni değilse (basit ruhsat), yalnız bir kimseye mahsus olduğu takdirde (tam ruhsat)tır.

Kanun veya sözleşmeden aksi anlaşılmadıkça her ruhsat basit sayılır.

Basit ruhsatlar hakkında hasılat kirasına, tam ruhsatlar hakkında intifa hakkına dair hükümler uygulanır.

3. Mülkiyetin intikali:

Madde 57- Asıl veya çoğaltılmış nüshalar üzerindeki mülkiyet hakkının devri, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, fikrî hakların devrini ihtiva etmez.

Bir güzel sanat eseri üzerinde çoğaltma hakkını haiz olan bir kimseden kalıp ve sair çoğaltma âletlerinin zilyedliğini iktisap eden kimse, aksi kararlaştırılmamışsa, çoğaltma hakkını da iktisap etmiş sayılır.

Son fıkra - (21.02.2001-4630 sayılı Kanun, m. 36) ile yürürlükten kaldırılmıştır.

VII. Cayma hakkı:

Madde 58- Malî bir hak veya ruhsat iktisap eden kimse, kararlaştırılan süre içinde ve eğer bir süre tayin edilmemişse icabı hale göre münasip bir zaman içinde hak ve salâhiyetlerden gereği gibi faydalanmaz ve bu yüzden eser sahibinin menfaatleri esaslı surette ihlâl edilirse eser sahibi sözleşmeden cayabilir.

Cayma hakkını kullanmak isteyen eser sahibi sözleşmedeki hakların kullanılması için noter vasıtasiyle diğer tarafa münasip bir mehil vermeye mecburdur. Hakkın kullanılması, iktisap eden kimse için imkânsız olur veya tarafından reddedilir yahut bir mehil verilmesi halinde eser sahibinin menfaatleri esaslı surette tehlikeye düşmekte ise mehil tayinine lüzum yoktur.

Verilen mehil neticesiz geçerse veya mehil tayinine lüzum yoksa noter vasıtasiyle yapılacak ihbar ile cayma tamam olur. Cayma ihbarının tebliğinden itibaren 4 hafta geçtikten sonra caymaya karşı itiraz davası açılamaz.

İktisap edenin malî hakkı kullanmamakta kusuru yoksa veya eser sahibinin kusuru daha ağır ise hakkaniyet gerektiği hallerde iktisap eden, münasip bir tazminat istiyebilir.

Cayma hakkından önceden vazgeçme caiz olmadığı gibi bu hakkın dermayanını iki yıldan fazla bir süre için meneden takyitler de hükümsüzdür.

VIII. Hakkın eser sahibine avdeti:

Madde 59- Eser sahibi veya mirasçıları malî bir hakkı muayyen bir gaye zımmında yahut muayyen bir süre için devretmişlerse gayenin ortadan kalkması veya sürenin geçmesiyle ilgili hak, sahibine avdet eder. Bu hükmün, başkasına devrine sözleşme ile müsaade edilmemiş olan malî bir hakkı iktisap eden kimsenin ölümü yahut iflâsı halinde câri değildir; meğer ki, işin mahiyeti icabı, hakkın kullanılması, iktisap edenin şahsına bağlı bulunsun.

Muayyen bir gaye zımmında veya muayyen bir süre için verilen ruhsatlar birinci fıkrada sayılan hallerde son bulur.

B) Vazgeçme:

Madde 60- Eser sahibi yahut mirasçıları, kendilerine kanunen tanınan malî haklardan, önceden vâki tasarruflarını ihlâl etmemek şartiyle, bir resmî senet tanzimi ve bu hususun Resmî Gazete´de ilânı suretiyle vazgeçebilirler.

Vazgeçme, ilân tarihinden başlıyarak koruma süresinin bitmesi halindeki hukukî neticeleri doğurur.

C) Haciz ve rehin:

I. Caiz olmıyan haller:

Madde 61- İcra ve İflâs Kanununun 24 ve 30 uncu madde-lerinin hükümleri mahfuz kalmak şartiyle;

1. Eser sahibinin veya mirasçılardan birinin mülkiyeti altında bulunan henüz alenîleşmemiş bir eserin müsvedde veya asılları;

2. Sinema eserleri hariç olmak üzere birinci bentte zikredilen eserler üzerindeki malî haklar;

3. Eser sahibinin, malî haklara dair hukukî muamelelerden doğan paradan gayrı alacakları;

Kanunî veya akdî bir rehin hakkının, cebrî icranın veya hapis hakkının konusu olamaz.

II. Caiz olan haller:

Madde 62- Aşağıdaki hükümler dairesinde:

1. Alenileşmiş bir eserin müsveddesi veya aslı;

2. Yayımlanmış bir eserin çoğaltılmış nüshaları;

3. Eser sahibinin korunmaya lâyık olan manevî menfaatlerini ihlâl etmemek şartiyle alenileşmiş bir eser üzerindeki malî hakları;

4. Eser sahibinin malî haklara dair hukukî muamelelerden doğan para alacakları;

Kanunî veya akdî bir rehin hakkının, cebrî icranın yahut hapis hakkının konusunu teşkil edebilir.

Birinci fıkrada sayılan konulara dair rehin sözleşmesinin muteber olması için yazılı şekilde yapılması lâzımdır. Sözleşmede rehin olarak verilenler ayrı ayrı gösterilmelidir.

Güzel sanat eserlerine ait kalıplar ve sair çoğaltma vasıtaları, birinci fıkranın üçüncü bendinde yazılı malî haklar üzerinde cebrî icra tatbiki için lüzumlu görüldüğü nispette zilyed olan kimselerden geçici olarak alınabilir.

Mimarlık eserleri hariç olmak üzere güzel sanat eserlerinin asılları ve eser sahibine yahut mirasçılarına ait musikî, ilim ve edebiyat eserlerinin müsveddeleri, birinci fıkranın üçüncü bendinde yazılı malî haklar üzerinde cebrî icra tatbiki için lüzumlu görüldüğü nispette zilyed olan kimselerden geçici olarak alınabilir.

Ç) Miras:

I. Genel olarak:

Madde 63- Bu Kanunun tanıdığı malî haklar miras yolu ile intikal eder.

Malî haklar üzerinde ölüme bağlı tasarruflar yapılması caiz-dir.

II. Müşterek eser sahiplerinden birinin ölümü:

Madde 64- Eseri birlikte vücuda getirenlerden biri, eserin tamamlanmasından yahut alenîleşmesinden önce ölürse hissesi, diğerleri arasında taksime uğrar. Bunlar, ölenin mirasçılarına münasip bir bedel ödemekle mükelleftirler. Miktar üzerinde uzlaşamazlarsa bunu mahkeme tayin eder.

Eseri birlikte vücuda getirenlerden biri eserin alenîleşmesin-den sonra ölürse diğerleri, ölenin mirasçılarıyle birliği devam ettirip ettirmemekte serbesttirler.

Devama karar vermeleri halinde, sağ kalan eser sahipleri mirasçılardan birliğe karşı haklarının kullanılması hususunda bir temsilci tayinini talep edebilirler.

Devama karar verilmediği takdirde birinci fıkra hükümleri uygulanır.

III. Mirasçıların birden fazla oluşu:

Madde 65- Eser sahibinin terekesinde bu Kanunun tanıdığı malî haklar mevcut olup da Medeni Kanunun 581 inci maddesi uyarınca bir temsilci tâyin edilmişse, temsilci, bu haklar üzerinde yapacağı muameleler için mirasçıların kararını almaya mecburdur.


Marka Patent Endüstriyel tasarım Web tasarım Hukuk Eğitim Kalite Haber Marka Tescil CE Belgesi ISO 9001 Ohsas ISO 22000 ISO 18001 Tasarım tescil Patent Tescil Faydalı Model ISO 14001 Hizmet yeterlilik Vekilblog Hizmet Dünyası Pazar dünyası son modeller Moda Habervizyon Sitemap Telif Hakları © 2005-2009 ETKİN PATENT