Etkin Patent'e Hoş Geldiniz!
Etkin Patent Telefon
Bize Katılın
28.09.2011

Telif Hakkı Nedir

Telif hakları, sanatsal  (şiirler,romanlar, müzik çalışmaları, resimler ve sinema alanındaki çalışmalar gibi )alanda yapılan eser ve keşifleri,  yaratıcı eser sahiplerine (yazar, sanatçı, besteci, tasarımcı, vd.) belirli bir süre için yasayla tanınan manevi  ve ekonomik haklardır.

Bern Sözleşmesi (Edebiyat ve sanat alanında yapılan çalışmalar için koruma sağlayan)

Telif hakları konusunu ele alan uluslararası bir sözleşmedir. İmza atan üye ülkelerdeki çalışmaların sahiplerinin telif haklarını kapsamaktadır, (Bern Birliğinin üyeleri). Aynı zamanda da kendi üyelerinin de telif haklarını kapsamaktadır.  Mesela Belçika telif hakları kanunu, orijinalinin nerede geliştirildiği dikkate alınmaksızın, Belçika’da piyasaya sürülmüş veya basılmış herhangi bir çalışma için uygulanmaktadır.  Eşit muameleyi sağlayabilmek için, üye ülkelerin, telif hakları kanunlarına güçlü, asgari standartlar eklemeleri gerekmektedir.

2008 yılı itibariyle Bern Anlaşmasına 164 ülke üye olarak katılmıştır.

Avrupa Birliği Çerçevesinde Telif Hakları Kanunu

Avrupa Birliği içerisindeki Telif Hakları kanunu, üye ülkelerin farklı kanunlarını birbirleriyle uyumlu hale getirmek için hayata geçirilmiştir.1 Bu nedenle, üye ülkelerin, Avrupa Adalet Divanı ve ilk derece mahkemelerinin aldığı kararlar sonucunda, ilgili yönergeleri kendi ülkelerinde kanun haline çevirmeleri gerekmektedir.

Korunan Eserler

Avrupa Birliği tarafından koruma altına alınan eserlerin ilk önce orijinallik testinden geçmeleri gerekmektedir: “Yazara ait fikri buluş”. Aksi takdirde; yönergeler, Bern sözleşmesinin 2. maddesine işaret etmektedirler: “edebiyat, bilim ve sanat alanındaki, hangi tarzda veya şekilde ifade edilirse edilsin, yapılan tüm çalışmalar”.  Telif hakları sadece ifade şekillerini kapsamaktadır. Düşünceler, prosedürler, çalışma metotları veya matematiksel kavramlar bu koruma alanına dâhil değildirler.

Korunan Haklar

·         Sahiplerine, sanatçılara, fonogram ve film ve yayın kuruluşlarının yapımcılarına ait çoğaltma (kopyalama) hakkı

·         Yazarlara, sanatçılara, fonogram ve film ve yayın kuruluşlarının yapımcılarına ait iletişim hakkı

 

·         Yazarlara, sanatçılara, fonogram ve film ve yayın kuruluşlarının yapımcılarına ait dağıtım hakkı (Md. 9, Yön. 92/100/EEC: ve Md. 10 TRIPS, Md. 6 WCT ve Md. 8 & 12 WPPT);

·         Yazarlara, sanatçılara, fonogram ve film ve yayın kuruluşlarının yapımcılarına ait bağlılık hakkı (Md. 6 Yön. 92/100/EEC: ve Md. 14 TRIPS ve Md. 6 WPPT);

·         Yazarlara, sanatçılara, fonogram ve film ve yayın kuruluşlarının yapımcılarına ait kiraya veya ödünç verme hakkı ve buna bağlı olarak sahiplerine ve sanatçılara kiraya veya ödünç verme hizmetine karşılık olarak adil bir ödeme. (Md. 2, Yön.  92/100/EEC: ve Md. 11 TRIPS, Md. 7 WCT ve Md. 9 & 13 WPPT Md. 4, Yön.92/100/EEC);

·         Yazarlara, sanatçılara, fonogram ve film ve yayın kuruluşlarının yapımcılarına ait yayın hakkı (Md. 8, Yön. 92/100/EEC: ve Md. 6 WPPT);

·         Yazarlara, sanatçılara, fonogram ve film ve yayın kuruluşlarının yapımcılarına ait uydu aracılığıyla yayın yapma hakkı (Md. 2, 4, Yön. 93/83/EEC).  Bilgisayar programlarının sahiplerini kapsayan; çoğaltma, dağıtma ve kiraya verme hususları ayrı bir bölümde ele alınmıştır (Md. 4 Yön. 91/250/EEC Md. 11 TRİPS).

Kaynak “Avrupa Birliği Hukuku”

Koruma Süresi

Bu süreyi Avrupa Hukuku şu şekilde ifade ediyor:

Yazarlar

Yazarların hakları yaşamları boyunca ve ölümlerinden 70 yıl sonrasına kadar koruma altına alınmıştır, (Md. 1 Yön. 93/98/EEC). Bu madde, sanatçıların tekrar satış haklarını da kapsamaktadır, (Md. 8 Yön. 2001/84/EC). Film ve diğer görsel-işitsel çalışmalar hususunda, 70 yıllık süre, aşağıdaki şahısların ölümünden itibaren işlemeye başlamaktadır: Üye ülkelerin ulusal kanunları uyarınca sahip olarak kabul edilsinler veya edilmesinler, baş yönetmen (sesli ve görüntülü yapımın genelde ana sahibi olarak kabul ediliyor), senaryonun yazarı, diyalogların yazarı ve sinema veya görsel-işitsel çalışma için özel bestelenmiş müziğin bestecisi, (Md. 2 Yön. 92/98/EEC).

Sanatçılar

Sanatçıların eserleri, sanatın tanıtımı veya iletişiminden itibaren 50 yıl boyunca (Yeni yasa ile 70 Yıla çıkartılıyor) korunma altına alınmaktadır. Şayet sanat eseri hiç kamuoyuna açıklanmamışsa, bu süre, eserin meydana gelişinden itibaren 50 yıldır, (Md. 3(1) Yön. 93/98/EEC).  Fonogram bestecilerinin hakları ise kaydın yayınlanmasından itibaren 50 yıl süreyle veya kamuoyuna açıklanmasından itibaren 50 yıl süreyle, şayet o süre zarfında hiç yayınlanmamışsa veya oluştuğu an itibariyle 50 yıl süreyle, eğer hiç kamuoyuna açıklanmamışsa korunur (Md. 3 Yön. 93/98/EEC ve değiştirilmiş olarak Md. 12(2) Yön.  2001/29/EC). Film yapımcılarının hakları filmin kamuoyuna yayınlanmasından itibaren 50 yıl boyunca korunmaktadır veya hiç kamuoyunda yayınlanmamışsa bu süre zarfında, yapımından 50 yıl itibaren koruma altındadır (Md. 3(3) Yön. 93/98/EEC). Yayın kuruluşlarının hakları ise yayından itibaren 50 yıl sonra sona ermektedir, (Md. 3(4) Yön.  93/98/EEC).

Şayet bir esere, 1 Temmuz 1995 tarihinde ulusal kanuna göre daha uzun bir koruma süresi öngörülmüşse, bu sürede kısalma olmamaktadır. Aksi takdirde, bu uygulama 1 Temmuz 1995 itibariyle Avrupa Ekonomik Alanına üye olan tüm ülkelerdeki çalışmalarda geçerlidir (Md. 10 Yön. 93/98/EEC). Bu madde sayesinde, bazı koruma süresi kısa olan ülkelerde, kamu alanına sunulmuş çalışmaların telif hakları yeniden yürürlülüğe geçirilmiştir. Avrupa Birliği Telif Hakları Yönergesinin (2001/29/EC) 11(2) maddesi fonogramların korumasında değişiklik meydana getirmiştir. Burada, koruma sürelerinin hesaplanması için, kamuoyuna duyurulması yerine, daha sonraki yayınlanma tarihi temel alınmıştır, fakat daha önceki kurallar çerçevesinde kamuoyuna sunulan fonogramların koruma süresi yeniden yürürlülüğe geçirilmemiştir, (Md. 3(2) Yön.  93/98/EEC değiştirilmiş haliyle). Tüm koruma süreleri, sona erdikleri yılın Aralık ayının 31’ine kadar devam etmektedirler.

Yazılım İçin Farklı Uygulama

Kılavuzun bu bölümünde, Enterprise Ireland2 sitesinde de bulunan FMH (Fikri Mülkiyet Hakları)- Bilgisayar programlarının korunması(Yazılım) konuları yeniden gözden geçirilip yayınlanmıştır.

Son yıllarda karşılaştığımız yoğun ilgiye rağmen, bilgisayar programlarının korunması maalesef gri bir alandan ibaret bulunmaktadır.

Bazı kanuni gelişmeler sonucunda, genel prensipler meydana çıkmıştır. Bunlar, hem kanunlara hem de önceki mahkeme hükümlerine dayanmaktadırlar. Fakat genel anlamda hiçbir husus kesin değildir. Bu nedenle, önerimiz dava açmadan önce geniş çaplı uzman yardımına başvurmanızdır.

Yazılımın Tanımı (Software)

Bilgisayar programın tanımının farklı şekillerde yapılması, bu konudaki zorluklardan birini oluşturmaktadır. Örneğin, bir akış çizelgesi üzerinde bulunan bir ifade, insan eli ile verilen ve makine tarafından okunabilen bir talimat şeklinde veya bilgisayar kullanımında ya da bilgi-işlem esnasında yardım amacıyla kullanılan aksesuar olarak tanımlanmaktadır.

Belki en pratik yaklaşım, bilgisayar programının oluşması sürecindeki farklı aşamaları göz önünde bulundurmaktır. Bir programcı, bir sorunla karşılaştığı zaman, bu sorunu çözebilmenin yollarını düşünür. Bu sorunun ilk somut çözümüne,- ki bu da mantıklı adımları içeren bir iskelettir-, farklı bir deyimle algoritma denir. Bundan yola çıkarak bir akış çizelgesi geliştirilir ve sonra, makine kodu (sadece bir makine tarafından okunabilir) veya kaynak programı (bilgisayar dilinde yazılmış ve insan gözüyle okunabilinen) haline dönüşür. Bir kullanıcı tarafından tedarik edilen bilgisayar programı, sadece bir makine tarafından okunabilir olması amaçlanan programı içerir. Kaynak program ise sağlayıcıda kalır.

Neler Koruma Kapsamına Girer?

Koruma olasılığı yukarıda açıklanan oluşum sürecinin hangi aşamasında başlar? Şu an yürürlükte olan Avrupa Birliği yasaları içerisinde, bir AB Yönergesi, Yazılım’a ilişkin maddeler içermektedir.3 Bu yönergeye göre, her çeşit bilgisayar programı telif haklarının kapsamı alanına girmektedir. Dolayısıyla, bir amaç programı, sadece bir makine aracılığıyla okunabilen program bile, bu kapsamda, “bir edebi eser” tanımı altına girmektedir. Ancak, telif haklarının sunduğu koruma güvencesi, sadece çalışmanın somut bir ifadesi meydana geldiği zaman devreye girmektedir. Yani programın perde arkasındaki fikirler ve prensipler telif hakları koruması kapsamı alanına girmemektedir.  Bazı ABD mahkemeleri telif haklarının bilgisayar programlarının perde arkasındaki “tüm duygu ve düşünceleri” koruduğunu belirtmişlerdir. Bu nedenle, bu ifadenin kapsamı önceki somut ifade kavramından daha ileri gitmektedir. Genel olarak onlar bazı fiziki benzerlikleri kast etmişlerdir, mesela ekrandaki veya kullanıcı arabirimlerindeki benzerlikler, aynı zamanda programdaki benzer şeylerle karşılaştırılmışlardır. Buna rağmen belki gizlilik yasaları çerçevesinde koruma olasılığı olabilmektedir. Örneğin, bazı davalarda, televizyon dizilerinin arkasında yatan düşünceler gizli bilgi olarak tanımlanmış ve bu düşüncelerin izinsiz kullanımının veya ilk ifadenin kopyalanmasının denetim altına alınabilmesi olanağı oluşturulmuştur.

Genel anlamda, öyle görünüyor ki somut şekilde var olan ve oluşumunda insan emeğine ve becerisine ihtiyaç olan her şey, kesin korunma altına alınabilmektedir. Sadece insan beyni tarafından algılanabilme aşamasında olan bir şeyi korumak daha zordur.

Koruma Şekilleri

Bilgisayar programları alanını doğrudan kapsayan temelde üç konu bulunmaktadır, gizli teknik bilgi (know-how), telif hakları ve patentler. Diğer taraftan özellikle bilgisayar programlarının pazarlanmasında ve satışında ticari markalar da büyük anlam ifade edebilmekte, fakat programı yakından korumamaktadır.  Koruma şeklinin seçimi, korunmak istenen programın tarzına göre değişecektir.

Programlar genelde 3 bölüme ayrılırlar:

a)Uzman tarafından kullanılan programlar: Bir kişi veya bir grup tüketici için tasarlanırlar,

b)  Genel ticari programlar: Örneğin Word programı gibi,

c)  Kitlesel piyasadaki tüketici programları: Örneğin oyunlar gibi.

Gizli Know-How

Uzman tarafından kullanılan programlar bazen gizli know-how olarak çok yoğun koruma altına alınabilmektedir. Bu programların kullanımında yetkisi olanların, gizlilik kurallarına bağlı olarak hareket etmelerinin sağlanması gerekmektedir. Bu güvenin sarsılması durumunda, bunun ispatlanabilmesi ve suç işleyenlere karşı olumlu bir sonuç elde edebilmesi için dava açılmalıdır. Tabii ki bu; pratikte bu kadar kolay olmayabilir.  Özellikle geniş kitlesel piyasadaki tüketici programları alanında gizlilik esasları daha az koruyucu etkiye sahiptirler. Algoritmalar veya akış çizelgeleri gizli tutulabilinir, fakat bu olanak zamanla hızlı bir şekilde azalmaktadır. Şirketler bu gizlilik kavramını “shrinkwrap” altında bilinilen lisanslarda kullanmayı denemişlerdir. “dongles” lerde bu kavrama dayanmaktadırlar. Bu yöntemlerin faydalı olup olmayacağı veya hukuki alandaki ciddi meydan okumaların karşısında durup duramayacakları şüphe konusudur.

Telif Hakları-Bilgisayar Programları

Son zamanlarda birçok ülkede, bilgisayar programlarını korumak için en uygun aracın telif hakları olduğu fikri yatkınlık kazanmıştır. Yukarıda da ifade edildiği üzere, bu gelişmeyi AB kanunlarında ve birçok gelişmiş ülke yasalarında görmekteyiz.  Telif haklarının amacının, kopyalamaya karşı koruma sağlamak olduğunun bilincinde olmak gerekmektedir. Yasal yollardan elde edilen bir program bile kopyalama gerektirebilir. Bu nedenle; yasaya göre, bazı kopyalama olayları telif hakları yasasının ihlalini oluşturmamaktadır. Örneğin; yükleme, çalıştırma ve görüntüleme aşamasında yapılan tüm işlemler vs, arıza anında kullanılmak üzere yapılan yedek kopya, hata düzelticisi ve genel onarımı ve düzenli çalışmasının sağlanması gibi (...). Bir programın başka bir programla uyumlu çalışmasını sağlamak için de çoğaltma(kopyalama) yapılması mümkündür.

Telif Hakları Sahibi- Yazılım

Yukarıda da ifade edildiği üzere, telif haklarını kayıt edebilmek için gerekli sistem birçok ülkede mevcut bulunmamaktadır. İlk mülkiyet, bu nedenle eserin sahibine, ezcümle bu programı meydana getiren kişiye aittir.

Buna rağmen; yasaya göre, bilgisayar programı söz konusu olduğunda, eser-haksahibi, programın oluşumunda tüm gerekli düzenlemeleri yapan kişidir.

Patentler – Yazılım

Bilgisayar programları patent sistemine rahat bir şekilde uyum sağlayamamaktadır. Şu an birçok batı Avrupa ülkesini kapsayan Avrupa Patent sözleşmesi, patent korumasına şu alanların dâhil olmadığını ifade etmektedir: “Bilgisayar programlama metotları”. Bu nedenle, bilgisayar programlarının Avrupa ülkelerinde patent altına alınması ilk bakışta olanaksız gibi görülmektedir.

Oysa pratikte, Avrupa Patent Ofisinin geliştirdiği bir yaklaşıma göre; “teknik efekt” adı altında dikkate alınmaktadır. Bu bağlamda bir bilgisayar programı kendi başına patent koruması altına alınamamakta ve bunun bir bilgisayara yüklenmesi de bir şeyi değiştirmemektedir. Eğer buna rağmen, bu ürün, sanatın bilinen aşamasına somut teknik bir katkı sağlarsa, o zaman belki patent altına almak mümkün olabilmektedir.  Pratikte, Avrupa’da birçok ”programa” patent verilmiştir.  AB ülkelerinin kanunları arasında uyumu sağlayabilmek için, AB Komisyonu 2002’de bir yönerge önergesi hazırlamıştır. Avrupa Parlamentosu’ndaki ilk görüşmeler fırtınalı geçmiştir. Anlaşma hususunda özellikle İrlanda Dönem Başkanlığı esnasında, 2004’te olumlu adımlar atılmıştır. Öneri, ikinci bir görüşme için 2005’te tekrar Parlamentoya gönderilmiş fakat reddedilmiştir4: Bu alanda şu an Avrupa Komiseri İrlandalı Charlie McGreevy sorumludur. Kendisi, tasarının reddedilmesinden sonra, resmi bir açıklamayla bu konuyla zaten artık ilgilenmeyeceğini bildirmiştir. Tartışmalar esnasında farklı düşünceler hâkim olmuştur: Bu alanda patentlere izin verilmemesinden tutun da, liberal bir sistemin oluşmasını savunanlara kadar.

4 Uygulamalı blgisayar buluşlarının patent koruması altına alınabilinirliği ile ilgili Yön.teklifi COM/2002/0092 final- COD 2002/0047

Önerilen uzlaşma sonucunda; şu an Avrupa Patent Ofisi Çerçevesinde uygulamalar meydana gelmiştir (tabi bu ofis bir AB kurumu değildir): Eğer “teknik bir efekt” söz konusu olursa, ürün patent koruması altına alınabilinir.  Diğer taraftan, ABD yasalarına göre böyle bir kısıtlama mevcut bulunmamakta ve bu ülke “program patentlerinin” verilmesi hususunda daha hoşgörülü davranmaktadır. Pek çok ihlal içeren dava olmasına rağmen, patent hakkı çoğu kez geri alınmamıştır.  Patent koruması; ürün için sadece kopyalamaya karşı koruma sağlayan telif hakkına nazaran daha kuvvetli bir tekel sağlasa da, patent korumasının her olayda söz konusu olacağı sonucu çıkarılmamalıdır.

Diğer teknolojik alanlarda da olduğu gibi, şu önemli meselenin farkında olmak gerekmektedir; patent korunması olduğu zaman o programın detaylı bir tarifinin yayınlanması zorunludur. Bazıları bu hususları belki gizli tutmak isteyecektir. Özellikle piyasadaki bir programın yaşam süresi göz önüne alındığında, 20 yıllık bir koruma bedeli ödemek pek de kârlı bir ticaret sayılmaz. Bu nedenle ürünü gizli tutmak ve birkaç yıl sonra ikinci markayı, yani geliştirilmiş bir sürümünü piyasaya sunmak daha uygundur.

Özet olarak şunu dikkate almak gerekir: Bir programın en uygun şekilde korunmasında en etkili sayılan yöntemi bulabilmek için, bir sürü veriyi dikkate almak gerekmektedir

 

Kaynak : ASO

Kategori:Telif Hakkı

İlginizi Çekebilir

Telif Hakkı Nedir

Telif hakları, sanatsal  (şiirler,romanlar, müzik çalışmaları, resimler ve sinema alanındaki çalışmalar gibi )alanda yapılan eser ve keşifleri,  yaratıcı eser sahi..Devamını Oku

Telif Hakları Bilgi

I. ESER NEDİR? Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (FSEK) 1/B maddesi uyarınca, eser, sahibinin özelliğini taşıyan ve sözü geçen Kanuna göre bilim ve edebiy..Devamını Oku

Telif Hakları Sözleşmeler

Sözleşme ve Tasarruflar A) Hayatta vaki tasarruflar: I- Asli iktisap : Madde 48- Eser sahibi veya mirasçıları kendilerine kanunen tanınan malî hakları süre, ..Devamını Oku

Telif Hakları Hukuk ve Ceza Da

  A) Hukuk dâvaları: I- Tecavüzün ref´i dâvası: 1. Genel olarak: Madde 66-Manevî ve malî hakları tecavüze uğrıyan kimse tecav&..Devamını Oku

Telif Hakkı Sahibinin Hakları

Eser Sahibinin Hakları Eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar Madde 80- Eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar şunlardır: 1. Eser sahibinin haklarına komşu haklar: ..Devamını Oku

Telif Haklari Haksız Rekabet

Haksız rekabet     I- Ad ve alâmetler: Madde 83-Bir eserin ad ve alâmetleri ile çoğaltılmış nüshaların şekilleri iltibasa meydan verebile..Devamını Oku

Telif Hakları Kayıt Tescil Ba

İlim ve Edebiyat Eserleri Kayıt - Tescil Başvurusunda Dikkat Edilmesi Gerekenler İLİM VE EDEBİYAT ESERLERİ ŞUNLARDIR: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 2 nci maddesi uyarı..Devamını Oku