İŞ KANUNU GEREĞİ İŞ GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK İÇİN ALINACAK GENEL ÖNLEMLER
1- İşçilere ağır ve tehlikeli işlerde çalışanlara ait örneğe uygun sağlık raporu alınmalıdır. İşçilerin yılda bir kez periyodik sağlık muayeneleri yapılmalıdır.
2- Yemek, çay servisi vb. gıda işlerinde çalışanların periyodik olarak portör raporları alınmalıdır.
3- İşyerinde, işçilerin nüfus kimlik cüzdanlarının birer onaylı örnekleri bulunmalıdır.
4- Gece çalışmalarında işçilere 7.5 saatten fazla çalışma yaptırılmamalıdır.
5- İşçilere iş elbisesi, iş ayakkabıları giydirilmelidir.
6- Uygun soyunma mahalli ve yeterli elbise dolabı bulundurulmalıdır.
7- Uygun wc-lavabo, duş tesisleri, yemek yeme yeri bulunmalıdır.
8- Akaryakıt depolama tankları, pompa adaları, nefeslikler vb. yerlerde akaryakıt buharı birikebilecek boş ve kapalı alanlar bulunmamalıdır.
9- Elektrik tesisatı uygun durumda bulundurulmalı ve yılda bir kez yetkili elemanlara kontrol ettirilerek kontrol raporu düzenlenmelidir.
10- Tehlikeli alanda çıplak hava hattı olmamalıdır.
11- Aydınlatma tesisatı expruf armatürlerle yapılmalıdır.
12- Topraklama sistemi uygun olmalı ve direnç ölçümleri ile uygunlukları belgelendirilmelidir.
13- Yıldırımlık tesisatı yapılarak yılda bir kontrol ettirilmelidir.
14- Isınma sistemi açık alevli olmamalıdır.
15- İşçilerin işyeri dosyalarına iş güvenliği yönünden eğitildiklerine ve yeterli görüldüklerine dair belge konulmalıdır.
16- Altı ayda bir yangın söndürme ve alarm denemeleri yapılmalıdır.
17- İşyerinde yeteri kadar yangın söndürme cihazı, yanmaz örtü, kum kovası, yangın hortumu, yangın alarm sistemi, ikaz levhaları vb. bulunmalıdır. Seyyar yangın söndürme cihazlarının altı ayda bir kez kontrolleri yaptırılmalıdır. Personele yangın söndürme eğitimi verilmelidir.
18- Yeteri kadar ilkyardım ve tedavi levazımatı bulundurulmalıdır.
19- Akaryakıt depolama tankları ve tesisatı uygun tesis edilmelidir.
20- Akaryakıt depolama tanklarının meskun binalara, yola, komşu araziye ve birbirlerine olan mesafeleri tüzükte belirtilen uygun mesafelerde olmalıdır.
21- Depoların birbirleriyle boru bağlantıları olmamalıdır.
22- Havalandırma boruları uygun tesis edilmeli ve ağzı en az 2.5 metre yükseklikte olmalıdır.
23- Kompresör ve kalorifer kazanları yılda bir kez, liftler üç ayda bir kez yetkili teknik elemanlara test ve kontrol ettirilerek kontrol raporları düzenlenmelidir.
İŞ GÜVENLİĞİ
1.1 TEMEL KAVRAMLARIN TANIMLARI
1.1.1.İşçi, İşveren, İşveren Vekili, İşyeri, Sigortalı Kavramları Bu temel kavramlardan ilk dördü, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 1.maddesinde açıklanmıştır. Önemli olması bakımından, yasa maddesinin tam metni aşağıda sunulmuştur:
Madde-1: Bir hizmet akdine dayanarak herhangibir işte ücret karşılığı çalışan kişiye işçi, işçi çalıştıran tüzel veya gerçek kişiye işveren, işin yapıldığı yere işyeri denir. İşin niteliği ve yürütümü bakımından işyerine bağlı bulunan yerlerle, dinlenme, çocuk emzirme, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya mesleki eğitim yerleri ve avlu gibi sair eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyerinde işveren adına hareket eden ve işin ve işyerinin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı muamele ve yüklemlerinden doğrudan doğruya işveren sorumludur. Bu kanunda işveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar işveren vekilleri hakkında da uygulanır.
İşveren vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak vevecibeleri ortadan kaldırmaz.Bir işverenden belirli bir işin bölümünde veya eklentilerinde iş alan ve işçilerini münhasıran o işyerinde ve eklentilerinde çalıştıran diğer bir işverenin kendi işçilerine karşı o işyeri ile ilgili ve bu kanundan veya hizmet aktinden doğan yüklemlerinden asıl işveren de birlikte sorumludur.
“Sigortalı” kavramı, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nda açıklanmıştır. Kanun’un 2.maddesinde “bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar” hükmü bulunmaktadır.
1.1.2. Kaza Kavramı ve İş Kazası
Genel olarak “kaza”, kasıt söz konusu olmaksızın meydana gelen, beklenmedik ve sonucu arzu edilmeyen bir olayı belirtmektedir.
Kaza kavramının bu genel tanımı üzerinde yaygın bir fikir birliği bulunmasına karşın “iş kazası” kavramının tanımında farklı yaklaşımların bulunduğu,kavram üzerindeki tartışmalardan ve uzmanlar arasındaki görüş ayrılıklarından anlaşılmaktadır. Çalışma hayatında iş kazalarının işçi, işveren, sigorta kurumları ve diğer bazı kuruluşları ilgilendiren hukuksal sorunlara neden olması ve bu arada, işçinin korunması ana kuralı, iş kazası anlamının genişlemesine neden olmuş ve tanımını güçleştirmiştir. Hangi olayların iş kazası olduğu, hangilerinin olmadığı hususunda yapılan tartışmalar değerlendirilince, bu kavramın iki ayrı yaklaşımla incelenmesinin uygun olacağı görüşü ağırlık kazanmaktadır:
· Teknik açıdan iş kazası kavramı
· Hukuksal açıdan iş kazası kavramı
Teknik Açıdan İş Kazası Kavramı İş kazası kavramını teknik açıdan inceleyen araştırmacılardan bazıları kavramı geniş anlamda değerlendirmişlerdir. Bu gruptaki araştırmacıların kavramla ilgili tanımlarından bazıları aşağıda sunulmuştur:
· İş kazası (ya da genellikle kaza), önceden planlanmamış ve kontrol altına alınamamış olan, çevresinde sakıncalar yaratabilecek olaylardır. İş güvenliği tekniği açısından olayın, çevredeki canlı veya cansızlara zarar getirmesi olasılığı söz konusudur.
· İş kazası, olaylar zincirinde beklenmedik ve hatalı bir davranış ya da teknik bir arıza nedeniyle ortaya çıkan, sonucunda her zaman bir sakatlanma, ölüm ya da tahrip görülmese bile belirli bir faaliyetin tamamlanmasını engelleyen bir olaydır.
· İş kazası, kişilere ve/veya eşyaya zarar verdiği için işletmedeki faaliyetin durmasına
· Veya kesintiye uğramasına neden olan, istenmeyen ani bir olaydır.
· Kaza, beklenmeyen bir çabuklukla bir zararı doğuran bütün sebepler kompleksidir. Sadece kişilere zarar veren olayların iş kazası sayılabileceği görüşünü savunan araştırmacılardan Federal Alman Dr.Skiba, iş kazasını şöyle tanımlamaktadır.
· Kaza, dıştan ve ani bir etkiyle meydana gelen ve kişilere zarar veren istenmeyen bir olaydır.Kazanın oluşumunu inceleyen araştırmacıların, ilginç bir açıklama örneği olarak “dik duran domino taşları” modelini kullandıkları görülmektedir.Bu modele göre Kaza zinciri faktörleri şöyle sıralanmaktadır:
1. Doğa koşulları (doğal yapı)
2. Kişisel eksiklikler
3. Güvensiz durum ve davranışlar
4. Kaza
5. Zarar (ölüm, yaralanma)
Hukuksal Açıdan İş Kazası Kavramı
Hukuk sisteminde iş kazası tanımlanırken,çalışanın korunması amacıyla, işle ilişkili olan ve çalışana zarar veren olayların iş kazası kapsamına alınmasına çalışıldığı görülmektedir.
Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 11.maddesinde, iş kazası ve meslek hastalığının tanımı yapılmıştır. Bu maddenin (A) fıkrası şöyledir:
· İş kazası, aşağıdaki hal ve durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhca arızaya uğratan olaydır:
a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada
b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla,
c) Sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d)Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalının, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında.
1.1.3. Meslek Hastalığı Kavramı
Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 11.maddesinin (B) fıkrasında şu açıklama yer almaktadır.
· Meslek hastalığı, sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleridir. Bu kanuna göre tesbit edilmiş olan hastalıklar listesi dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması üzerine çıkabilecek uyuşmazlıklar Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nca karara bağlanır.
1.1.4. Geçici İş Göremezlik, Sürekli İş Göremezlik, Malullük Kavramları
Sosyal Sigortalar Kanunu’nda, iş kazası veya meslek hastalığı dolayısıyla geçici olarak iş görememe durumu “geçici işgöremezlik” kavramıyla tanımlanmaktadır. Yasanın
19.maddesinde, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %10 azalmış bulunduğu durumlar “sürekli işgöremezlik” terimiyle ifade edilmektedir.
Aynı yasanın malullük sigortasıyla ilgili Beşinci Bölüm 53.maddesinde, çalışma gücünün en az üçte ikisini kaybedenlerin veya bu oranda kaybetmemiş olduğu halde y.apılan tedavi sonunda çalışabilir durumda olmadığı sağlık kurulu raporlarıyla saptananların “malul” sayıldıkları belirtilmektedir.
1.1.5. İş Güvenliği Kavramı
İş kazalarını ve bunların neden oldukları kayıpları en aza indirmek amacıyla, bilimsel araştırmalara dayalı güvenlik önlemlerinin saptanması ve uygulanması doğrultusundaki Çalışmalar kısaca “iş güvenliği” terimi içinde toplanmaktadır. Genel anlamda iş güvenliği kavramı çalışanların, işletmenin ve üretimin her türlü tehlike ve zararlardan korunmasını içermektedir.İnsan hayatının öncelik taşıması nedeniyle,işletme ve üretim güvenliği konularının ikinci planda kaldığı ve uluslar arası alanda iş güvenliği kavramıyla genel olarak çalışanların güvenliğinin ifade edildiği görülmektedir. Bu yaklaşım esas alındığında, kavram için aşağıdaki tanım uygun görülmektedir: “İşyerinde, çalışma koşullarından kaynaklanan, çalışanlara yönelik tehlikelerin araştırılması ve önlenmesi amacıyla yapılan yöntemli çalışmaların tümüne iş güvenliği denir”
2. TÜRKİYE’DE İŞ GÜVENLİĞİ KONUSUNDAKİ HUKUKSAL SORUMLULUK VE YAPTIRIMLAR
İş güvenliğinin sağlanamaması sonucu meydana gelen iş kazaları, Devlet, işveren, işçi, sigorta kurumları ve diğer bazı kuruluşlar arasında çeşitli hukuksal sorunların doğmasına neden olmakta, yürürlükteki yasa tüzük ve yönetmeliklerde konuyla ilgili çok sayıda hüküm yeralmaktadır.
2.1. İşverenin Sorumluluğu
· Borçlar Kanunu’na Göre İşverenin Sorumluluğu:
İşverenin iş güvenliği tedbirlerini alma borcunun ya da hukuk dilindeki ifadesiyle “işçiyi gözetme borcu”nun en önemli özel hukuk kuralı Borçlar Kanunu’nun 332.maddesinde yeralmıştır. Madde metni aşağıdaki gibidir:
Madde-332: İş sahibi, akdin hususi halleri ve işin mahiyeti noktasından hakkaniyet dairesinde kendisinden istenilebileceği derecede, çalışmak dolayısıyle maruz kaldığı tehlikelere karşı icap eden tedbirleri ittihaza ve münasip ve sıhhi çalışma mahalleri ile, işçi birlikte ikamet etmekte ise, sıhhi yatacak bir yer tedarikine mecburdur.
İş sahibinin yukarıki fıkra hükümlerine aykırı hareketi neticesinde işçinin ölmesi halinde onun yardımından mahrum kalanların bu yüzden uğradıkları zararlara karşı isteyecekleri tazminat dahi akde aykırı hareketten doğan tazminat davaları hakkındaki hükümlere tabi olur.
· İş Kanununa Göre İşverenin Sorumluluğu İş Kanunu’nun 73.maddesine göre, her işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları araçları noksansız bulundurmakla yükümlüdür. İşçiler de bu yoldaki usullere ve şartlara uymak zorundadırlar. İş Kanunu’nun bu maddesinde dikkati çeken husus “gerekli olanı yapmak” deyiminin kullanılmış olmasıdır. Borçlar Kanunu’nun 332.maddesindeki hakkaniyet ölçüsü esas alınmamıştır.
· Sosyal Sigortalar Kanunu’ndaki Hükümler
Yasa’nın, “İş Kazasını Bildirme” başlığını taşıyan 27.maddesinde; işverenin, iş kazasını o yer yetkili zabıtasına derhal ve Kurum’a da en geç kazadan sonraki iki gün içinde yazılı olarak bildirmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Kasden veya ağır ihmal sonucu bu madde gereğince kazanın bildirilmemesinden, verilen bilginin eksik veya yanlış olmasından doğan ve ileride doğacak olan Kurum zararlarından işveren sorumlu tutulmuştur. 15.maddede, işverenin, iş kazasına uğrayan sigortalıya, Kurum’ca işe el konuncaya kadar, sağlık durumunun gerektirdiği sağlık yardımlarını yapmakla yükümlü olduğu, yapılan masrafların Kurum tarafından işverene ödeneceği, işverenin savsama ve gecikmesinden dolayı tedavinin uzaması, sigortalının malul kalması veya malullük derecesinin artması nedeniyle Kurum’un uğrayacağı her türlü zararı işverenin ödemekle yükümlü olduğu belirtmilmiştir. Sosyal sigortalar Kanunu’nun konuyla ilgili önemli bir maddesi de 26.madde olup madde metni aşağıda sunulmuştur. Madde-26: İş kazası veya meslek hastalığı, işverenin kasdı veya işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suç sayılır bir eylemi sonucunda olmuşsa, Kurumca sigortalıya veya hak sahibi kimselerine yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarı ile, gelir bağlanırsa bu gelirlerin 22.nci maddede sözü geçen tarifeye göre hesap edilecek sermaye değerleri toplamı işverenden alınır.
İş kazası veya meslek hastalığı, 3.üncü bir kişinin kasıt veya kusuru yüzünden olmuşsa, Kurum’ca bütün sigorta yardımları yapılmakla beraber zarara sebep olan 3’üncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara Borçlar Kanunu hükümlerine göre rücu edilir.
2.2. İşçinin, İş Güvenliği Tedbirlerine Uyma Yükümlülüğü Kamu Hukuku açısından, işçilerin iş güvenliğiyle ilgili tedbirlere uyma yükümlülüğü İş Kanunu’nun 73.maddesinin ikinci fıkrasında açıklanmıştır. Bu fıkrada işçilerin, işçi sağlığı ve iş güvenliğini sağlamak yolundaki usuller ve şartlara uymak zorunda oldukları belirtilmiştir.
İşçinin, yasada belirtilen bu yükümlülüğe aykırı davranması,işverenden tazminat isteme Hakkını azaltabileceği veya tamamen ortadan kaldırabileceği gibi işten haklı sebeple çıkarılmasına da yol açabilir.
2.3. Hukuki Sonuçlar, Tazminat Davaları
· Sosyal Sigortalar Kurumu’nun Sağladığı Yardımlar ve Rücu Hakkı:Meydana gelen olayın, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 1l.maddesinde açıklanan iş kazası (veya meslek hastalığı) kapsamında olması koşuluyla Kurum, zarar gören işçiye 12.madde uyarınca çeşitli sağlık yardımları yapmaktadır Meydana gelen iş kazasında, işçi kusurlu olsa dahi Kurum yine bu yardımları yapmaktadır. Ancak işçi, kasdı veya suç sayılır bir hareketi nedeniyle kazaya uğramış ise bu takdirde sadece sağlık yardımlarının yapılacağı, geçici işgöremezlik ödeneği,sürekli işgöremezlik geliri verilmeyeceği yasanın 110.maddesinde belirtilmiştir. Yine kazaya uğrayan işçinin bağışlanmaz kusuru var ise,verilecek geçici işgöremezlik ödeneğinin veya sürekli işgöremezlik gelirinin, bu kusurun derecesine göre, yarısına kadar eksiltilebileceği
111.maddede belirtilmiştir. Ayrıca bağışlanmaz kusurun tanımı da yine aynı maddede açıklanmıştır. Sosyal Sigortalar Kurumu, yukarıda açıklanan yardımları yapmakla yükümlü olduğu gibi 26.maddedeki koşulların varlığı halinde işverenlere, üçüncü kişilere veya bunları çalıştıranlara rücu etme hakkına sahiptir.
· İşçinin Tazminat İsteme Hakkı
İş kazası sonucu zarar gören işçi, olayda işverenin sorumluluğu bahis konusu olduğu takdirde zararının tazminini işverenden talep etmek hakkına sahiptir. Bu konuda, İş Kanunu’nda herhangibir hüküm yeralmış değildir. Ancak işçi ile işveren arasında akdi bir bağlantı mevcut olduğundan Borçlar Kanunu’nun tatbiki bahis konusu olur.
Borçlar Kanunu’nun 46.maddesinin birinci fıkrasında, “Cismani bir zarara düçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmaya muktedir olamamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir”, denmektedir. Bu madde uyarınca genellikle işverene karşı açılan tazminat davaları, şayet zarara neden olan üçüncü bir kişi var ise bunun aleyhine de açılabilir. Eğer işçi, bir aracının emir ve kumandası altında çalışıyorsa dava hem aracı ve hem de işveren aleyhine açılabilir.
· İşçinin Ölümü Halinde, Yakınlarının Tazminat İsteme Hakkı: İş kazası sonucu hayatını kaybeden işçinin yardımından yoksun kalan yakınlarının da işverenden tazminat isteme hakkı vardır. Borçlar Kanunu’nun 45.maddesinin ikinci fıkrasında “ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir” denmektedir. Yine aynı yasanın 32.maddesinin ikinci fıkrası da işçinin yakınlarına bu hakkı tanımıştır.
· Manevi Tazminat İsteme Hakkı
Borçlar Kanunu’nun 47.maddesinde zarar görenin ve ölüm halinde de ailesinin manevi zarar adı altında tazminat talep edebileceği hususu açıklanmıştır.
Manevi tazminat ile güdülen amacın ne olduğu hususunda hukukçular arasında farklı görüşler bulunmaktadır. Zarara neden olanın cezalandırılması, mağdurun intikam hissinin tatmin edilmesi gibi amaçlara yönelik olduğunu öne sürenler bulunmakla birlikte, genellikle amacın, ızdırap çeken, yaşam zvkini kaybeden kişinin acısını hafifletmek, bir tatmin duygusu vermek olduğu kabul edilmektedir.
· Tazminat Davalarında Zaman Aşımı (Müruru Zaman):
İşçinin, işveren aleyhine açacağı tazminat davası, Borçlar Kanunu’nun 332.maddesi gereğince bir hizmet akdine dayandığından yine aynı yasanın 125.maddesine göre 10 yıllık zaman aşımına tabiidir. İşçinin ölümü halinde yakınlarının işveren aleyhine açacakları tazminat davaları ile, Sosyal Sigortalar Kurumu’nun işveren aleyhine açacağı rücu davaları da yine aynı yasal esaslar uyarınca 10 yıllık zaman aşımına tabiidir.
İşçinin veya ölümü halinde yakınlarının üçüncü kişiler aleyhine açacakları tazminat davaları ile Sosyal Sigortalar Kurumu’nun üçüncü kişiler aleyhine açacağı rücu davaları Borçlar Kanunu’nun 60.maddesi uyarınca “haksız fiil” zaman aşımına tabi olup süresi 1 yıldır.
2.4. Cezai Sonuçlar, Kamu Davaları
İş güvenliğinin sağlanamaması nedeniyle meydana gelen iş kazaları ceza hukuku açısından da önem taşımakta suçlular hakkında ceza davaları açılmaktadır. İşlenen bir suç nedeniyle sadece suçtan zarar gören kişinin değil, aynı zamanda tüm toplumun mağduriyeti söz konusudur. Bu nedenle ceza davaları toplumun yani kamunun temsilcisi olarak Cumhuriyet Savcısı tarafından takip edilir ve “Kamu Davası” olarak adlandırılır.
Türk Ceza Hukuku’nda iş kazalarıyla ilgil suçlar “taksirli suçlar” olarak adlandırılmıştır. Taksir sözcüğü kusurda bulunma, kusurlu olma durumu anlamındadır. Kaza yaralanma ile sonuçlanmış ise olayda kusuru bulunan kişi “taksirle müessir fiil” suçunu, kaza ölümle sonuçlanmış ise “taksirle adam öldürme” suçunu işlemiştir.
Daha önce bahsedilen tazminat davalarında, genel olarak mağdur olan kişi veya kurumun, zararının karşılanması talebiyle dava açtığı görülmüştü. Kamu davalarında ise mağdur olanan şikayet etmesi gerekmemektedir. Olay, adli merciler tarafından haber alındığında adli mekanizma kendiliğinden çalışmaya başlar ve gerekli işlemler usulüne göre yürütülür. Bir iş kazası meydana geldiğinde, işverenin olayı derhal o yer yetkili zabıtasına bildirmekle yükümlü olduğu 506 sayılı yasanın 27.maddesinde belirtilmiştir. İşveren bu yükümlülüğünü yerine getirmese dahi olayı herhangi bir şekilde haber alan mahalli zabıta harekete geçerek gerekli inceleme ve tespitleri yapar ve olay Cumhuriyet Savcısı’na intikal eder.
· Hazırlık Tahkikatı ve Davanın Açılması:
Savcının yaptığı tüm araştırma ve delil toplama işine “hazırlık tahkikatı” denir. Tahkikat sonucunda toplanan deliller kamu davasının açılmasına yeterli ise Cumhuriyet Savcısı bir iddianame hazırlayarak mahkemeye sunar. Olayda kusurlu bulduğu sanıkların Türk Ceza Kanunu uyarınca cezalandırılmalarını talep ederek ceza mahkemesinde kamu davasını açar. Hazırlık tahkikatı sırasında, yeterli delil bulunmaması veya durumun takibe değer görülmemesi halinde Cumhuriyet Savcısı takipsizlik kararı verir.
· Kamu Davasının Sonuçlanması ve Cezalar:
Cumhuriyet Savcısı’nın yaptığı tahkikat sonucunda kusurlu bulduğu kişiler aleyhine açılan ve ceza mahkemesinde yürütülen dava sonucunda suçu sabit görülen sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddesine göre karar verilir. Olay ölümle sonuçlanmışsa 455.madde uyarınca, 1 kişinin ölümü halinde 2 yıldan 5 yıla kadar,1 den fazla kişinin ölümü veya 1 ölüm + yaralanma halinde 4 yıldan 10 yıla hapis cezası ve ayrıca para cezası uygulanmaktadır.Olay yaralanma ile sonuçlanmışsa 459.madde hükümleri uyarınca, yaralanmanın niteliğine göre çeşitli hapis ve para cezaları ygulanmaktadır.Ayrıca kusurun derecesine göre bu cezalar sekizde birine kadar indirilebilmektedir.
3. TÜRKİYE’DEKİ İŞ GÜVENLİĞİ MEVZUATI
Türkiye’de, yürürlükte bulunan önemli yasaların birçoğunda iş güvenliğini doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendiren maddeler bulunmaktadır. Özellikle 1971 yılında yürürlüğe giren 1475 sayılı İş Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunu doğrudan ilgilendiren tüzükler ve yönetmelikler çıkarılmıştır.
Aşağıda, konuyla ilgili yasa, tüzük ve yönetmelikler kısaca tanıtılmıştır. yapılmıştır.
3.1 Yasalar
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası No:2709, Tarih 18.10.1982 Anayasa’mızın çalışma şartları ve dinlenme hakkı ile ilgili 50.maddesi şöyledir:
Madde-50: Kimse yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz.
Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar. Dinlenmek çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.
· Türk Ceza Kanunu
No: 765, Tarih: 1.3.1926
· Borçlar Kanunu
No: 818, Tarih: 8.5.1926
· Umumi Hıfzısıhha Kanunu:
No:1593, Tarih: 6.5.1930
· Belediyeler Kanunu:
No:1580, Tarih:14.4.1930
· Maden Kanunu:
No:6309, Tarih:11.3.1954
· Sosyal Sigortalar Kanunu: No:506, Tarih:20.7.1964
· İş Kanunu:
No:1475, Tarih:25.8.1971
· İmar Kanunu
No:3194, Tarih: 3.5.1985
· Çıraklık ve Mes.Eğ. Kanunu
No:3308, Tarih: 5.6.1986
Diğer Yasalar İş güvenliği konusuyla dolaylı olarak ilgili diğer yasalardan bazıları şunlardır:
. Radyoloji, Radyum ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun (1937) . Müh. Ve Mim.Hakkında Kanun (1938)
. Basın İş Kanunu (1952)
. Türk Müh. ve Mim.Odaları Birliği Kanunu (1954)
. Türk Tabipler Birliği Kanunu (1954)
. Kimyagerlik ve Kimya Müh.Hakkında Kanun (1954)
. Deniz İş Kanunu (1967)
. Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu (1983)
. Sendikalar Kanunu (1983)
. Karayolları Trafik Kanunu (1985)
3.2 Tüzükler
Tüzükler (nizamnameler), yasaların uygulanmasını göstermek veya yasanın emrettiği işleri belirtmek üzere Danıştay’ın incleemesinden geçirilerek Bakanlar Kurulu’nca çıkarılan hukuk kurallarıdır (Anayasa Madde 115).
İş güvenliği konusunda yürürlükte bulunan tüzükler, inşaat sektörümüz açısından önemli olanların içerikleri hakkında özet bilgiler verilmek suretiyle aşağıda tanıtılmıştır.
· İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü Kararname No:7/5583, Tarih:4.12.1973 Resmi Gazete:ll.l.l974/14765
· Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü Kararname No : 7/8602 Tarih:2.7.1974 Resmi Gazete : 12.9.1974/15004
· Ağır ve Tehlikeli İşler Tüzüğü Kararname No:6174 Tarih: 29.3.1973 Resmi Gazete: 9.4.1973/14502
· Parlayıcı, Patlayıcı, Tehlikeli ve Zararlı Maddelerle Çalışılan İşyerlerinde ve İşlerde Alınacak Tedbirler Hakkında Tüzük No. 7/7551 Tarih: 27.11.l973
· İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kurulları Hakkında Tüzük KararnameNo:7/5734 Tarih: 31.1.1973 Resmi Gazete: 19.2.1973/14453
· İşyerlerinde İşin Durdurulması veya İşyerinin kapatılmasına İlişkin Tüzük Kararname No: 7/5736 Tarih: 31.1.1973 Resmi Gazete: 19.2.1973/14453
· Fazla Çalışma Tüzüğü Kararname No:7/6147 Tarih: 27.3.l973 Resmi Gazete: .4.l973/14497
· Maden ve Taş Ocakları İşletmelerinde ve Tünel Yapımında Alınacak İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Önlemlerine İlişkin Tüzük Kararname No:84/8428 Tarih: 13.8.l984 Resmi Gazete: 22.10.1984/18553
· İş Teftişi Tüzüğü Kararname No:7/17925 Tarih: 6.8.l979 Resmi Gazete: 28.8.l979/16738
· Diğer Tüzükler
Barut ve Patlayıcı Maddelerle Silah ve Teferruatının ve Av Malzemesinin Sureti Murakabesine Dair Tüzük (1956)
. Radyasyon Sağlığı Tüzüğü (1967)
. Hazırlama,Tamamlama ve Temizleme İşleri Tüzüğü (1973)
. İş Süreleri Tüzüğü (1973)
. Haftalık İş Sürelerine Bölünemeyen Çalışma Süreleri Tüzüğü (1973)
. Postalar Halinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerle, Çalışmalara İlişkin Bazı Özel Usul ve Kurallar Hakkında Tüzük (1973)
. İşçi Çalışma ve Kimlik Karnesi Tüzüğü (1973) . Gebe ve Emzikli Kadınların Çalıştırılma Koşulları ile Emzirme Odalrı ve Çocuk Bakım Yurtları (Kreş) Hakkında Tüzük (1973)
. Kadın İşçilerin Sanayie Ait İşlerde, Gece Postalarında Çalıştırılma Koşullarına Ait Tüzük (1973)
. Askeri İşyerleriyle Yurt Emniyeti İçin Gerekli Maddeler İmal Olunan İşyerlerinin Denetim ve Teftişi Hakkında Tüzük (1973)
. İş Kolları Tüzüğü (1983)
. Sağlık Kuralları Bakımından Günde Ancak 7.5 saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Tüzük(1984)
3.3. Yönetmelikler
Yönetmelikler, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerince, kendi görev alanlarını ilgilendiren yasaların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere çıkardıkları hukuk kurallarıdır (Anayasa madde 124).
İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunu dolaylı olarak ilgilendiren çok sayıda yönetmelik bulunmaktadır. Burada sadece iş güvenliğini doğrudan ilgilendiren önemli yönetmeliklerin tanıtılması yeterli görülmüş ve bunlar, yayınlandıkları Resmi Gazete’lerin tarih ve sayıları ile birlikte aşağıda sunulmuştur.
· Gayrısıhhi Müesseselere Ait Yönetmelik (19.3.l968/12852)
· Elektrik İç Tesisat Yönetmeliği (27.3.1971/13806)
· Elektrik Kuvvetli Akım Tesisat Yönetmeliği (21.11.1978/16466)
· Elektrik Enerji Tesisleri Yönetmeliği (9.12.l978/16484)
· Kuvvetli Akım Elektrik Dağıtım ve Bakım Yönetmeliği (29.6.l979/16681)
· İşyeri Hekiminin Çalışma Şartlarıyla Görev ve Yetkileri Yönetmeliği (9.7.l980/17037).
· Makina Koruyucuları Yönetmeliği (17.5.l983/18050)
· Gürültü Kontrol Yönetmeliği (11.12.l986/19308)
3.4. TSE Standartları
İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusundaki yasa, tüzük ve yönetmeliklerin yanısıra, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından konuyla ilgili çok sayıda standart çıkarılmıştır.
3.5. Uluslararası Sözleşmeler (ILO Sözleşmeleri)
Uluslar arası Çalışma Örgütü (ILO), kuruluşundan (1919) bugüne kadar çalışma hayatıyla ilgili 173 uluslar arası sözleşme ve 180 tavsiye kararını kabul etmiştir
4. TÜRKİYE’DE İŞ GÜVENLİĞİ KONUSUNDAKİ DEVLET DENETİMİ
VE İLGİLİ BİRİMLER
Türkiye’de genel olarak iş hayatını denetleme yetkisi Devlet’e aittir. Bu husus, İş Kanunu’nun 88.maddesinde açıklanmış olup maddenin birinci fıkrasında “Çalışma hayatı ile ilgili mevzuatın uygulanmasını Devlet izler, denetler ve teftiş eder” denmektedir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, bu ödevin Çalışma Bakanlığı’na bağlı, ihtiyaca yetecek sayı ve özellikte teftiş ve denetlemeye yetkili memurlarca yapılacağı açıklanmıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın işçi sağlığı ve iş güvenliği konusundaki denetimden sorumlu birimi İş Teftiş Kurulu’dur.
Denetim konusunda ayrıca Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapan müfettişler de bazı yetkilere sahiptirler. Bakanlık bünyesinde, denetimle doğrudan ilişkili olmayan ancak işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda hizmet veren İşçi Sağlığı Daire Başkanlığı ve bünyesindeki İşçi Sağlığı ve İş Güvenliğei Merkezi (İŞGÜM) ile Yakın ve Orta Doğu Çalışma Eğitim Merkezi (YODÇEM) bulunmaktadır.
4.1. İş Teftiş Kurulu
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na doğrudan bağlı olarak faaliyet gösteren İş Teftiş Kurulu, 28.8.l979 tarihinde çıkarılan “İş Teftiş Tüzüğü” uyarınca kurulmuştur. Halen gerek teknik ve gerekse sosyal alanda inceleme, araştırma ve denetim yapan tüm İş Müfettişleri bu Kurul’a bağlı olarak görev yapmaktadırlar.
4.2 Sosyal Sigortalar Kurumu’nun Denetimi 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 130.maddesi, Kurum’un teftişe yetkili memurlarınca, İş Kanunu’nda belirtilen teftiş, kontrol ve denetleme yetkisine sahip olduklarını belirtmektedir. İşyerlerinde, işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından yapılan kontroller müfettişlerce düzenlenen bir raporla Kurum’a bildirilmektedir. Bu denetimler sonucunda işyerinde yeterli tedbirlerin alınmadığı saptanırsa bu durum o işyerinin tehlike derecesinin yükseltilmesine ve buna bağlı olarak da Kurum’a ödenen prim miktarının artmasına neden olmaktadır (S.S.Kanunu Mad.74).
4.3 Devlet Denetiminin Değerlendirilmesi Türkiye’deki tüm iş yerlerinin yürürlükteki mevzuat çerçevesinde ve yeterli sıklıkta denetlenmesiyle, yararlı sonuçların elde edileceği anlaşılmaktadır.Zira, teftişlerle saptanan eksikliklerin ve mevzuata aykırı durumların giderilmemesi halinde işin durdurulmasını ve gerektiğinde işyerinin kapatılmasını öngören yasal hükümler bulunmaktadır. Ancak müfettiş sayısındaki yetersizlik nedeniyle bir yılda iş yerlerinin en çok %10 ‘u denetlenebilmektedir.