Istanbul Haberleri: Sahnede aþure piþiyor
Tarih: 2008-01-12 11:35:54.. Toplam Okunma: 8667
Ashura'nýn ekibi, sanki göç sýrasýnda su kenarýnda mola vermiþ gibi sýk sýk su içiyor.
Garajistanbul'da sahnelenen Ashura adlý müzikli oyun, Türkçe, Rumca, Ýbranice, Kürtçe, Lazca þarkýlarla Anadolu topraklarýnda yaþanan göç hikâyelerini anlatýyor. Oyunun sonunda da izleyicilere aþure ikram ediliyor..
Üniversitede, Latince hocamýz rahmetli Sina Kabaaðaçlý, "Türk milleti aþureye benzer. Ýçinde o kadar farklý çeþitte malzeme olup, böyle bir bütünlük oluþturan baþka yiyecek yoktur. Türkiye'de de ayný aþuredeki gibi çok farklý kültürler bir arada yaþamayý baþarýr,'' derdi. Garajistanbul'da sahnelenmeye baþlayan Ashura oyunu hakkýnda 5. Sokak Tiyatrosu kurucularý Mustafa ve Övül Avkýran'la konuþurken, hep Sina Bey'in bu sözlerini düþündüm. Ashura'nýn hem yönetmenliðini hem de oyunculuðunu üstlenen Avkýran çifti de bu düþünceden hareketle izleyenleri çok etkileyen bu müzikli oyunu sahneye aktarmýþ: Anadolu topraklarýnda yaþayan bütün kültürlerin, dillerin ýþýðýnda, zorunlu göçlerin insanlar üzerindeki etkileri ve tabii ki hüzünlü göç hikâyeleri bir araya getirilip sahnelenebilir mi? Ýþte Ashura, bütün bu göç hikâyelerini anlatan müzikli bir oyun.
HERKESÝN BÝR GÖÇ HÝKÂYESÝ VAR Garajistanbul da Hicri takvime göre Muharrem ayý olarak bilinen ve evlerde 'aþure' piþirilen bu ayý, Ashura adlý oyunla karþýlýyor. Türkçe, Ermenice, Rumca, Ýbranice, Süryanice, Zazaca, Kürtçe, Lazcanýn da olduðu 12 ayrý dilde 25 þarkýnýn söylendiði Ashura'nýn þarkýlarýný Sema, Ýhsan Kýlavuz, Harun Ateþ seslendiriyor. 16 akþam aralýksýz devam edecek oyun, Aleviler, Rumlar, Museviler, Süryaniler ve Ermenilerden gelen talep üzerine farklý dini gruplar için özel gecelerde sahnelenecek. Ýlk olarak 2004 yýlýnda Ýstanbul Tiyatro Festivali'nde sahnelenen Ashura, Hollanda, Danimarka, Ýsviçre ve Ýtalya'da da çeþitli festivallere konuk oldu ve büyük ilgi gördü. Ashura'nýn aslýnda bir ütopya olduðunu söyleyen Mustafa Avkýran, birlikte yaþanabilir bir dünya da olabileceði fikrinden hareketle iþe baþladýklarýný anlatýyor: "Ashura, insanlarýn hakikaten 'öteki'ni anlamasý üst baþlýðý altýnda konuþabileceðimiz her þey üzerine yapýlan bir ütopya. Aslýnda çok kiþisel bir hikâyeden yola çýktýk. 2003 yýlýnda anneannemi kaybettim. Onun vefatýndan sonra konuþurken, Övül'ün baba tarafýnýn Yunanistan'dan, anne tarafýnýn Makedonya'dan geldiðini anladýk. Benim anne tarafým da Yunanistan'dan, baba tarafým Yemen'den... Bunlarý konuþtukça çevremizdeki herkesin ailesinin bir yerlerden göçle geldiðini, bütün Anadolu'nun göç hikâyesi olduðunu gördük. Mübadeleler ve göç süreçleri çok zor dönemlermiþ aslýnda. Hakikaten bu topraklar üzerinde ne kadar çok kültürün zorla göçtüðünü, kültürlerin nasýl hýzla yok olduðunu, üç din arasýndaki savaþlarýn nedenlerini konuþmaya baþlayýnca da ortaya Ashura çýktý. Ashura, bir yandan üç semavi dinin ortak günü: Hicri takvimin ilk ayý olan Muharrem'in 10. günü, bir inanca göre dünyanýn yaratýldýðý gün, Hz. Ýbrahim'in doðduðu gün, eski ahitte Hz. Musa'nýn Mýsýr'dan göçtüðü gün. Aþure yiyeceði de içinde çeþitli lezzetleri barýndýran ve kendisi de bir bütün olan bir þey. Biz de 'Böyle bir dünya mümkün olabilir mi?' diye düþündük." Avkýran, Ashura'yý, þarkýlarla sahnelendiði için tiyatrodan çok, müzikli tiyatro olarak tanýmlýyor ve "Sahnelenmiþ bir konser de diyebiliriz,'' diyor. Sahnede oyuncular, müzisyenler ve þarkýcýlar hep birlikte, geride acýlar býrakan göç hikâyelerini seslendiriyor. Özetle; oyunun metni, þarkýlarýn sözünden oluþuyor.
MÝLLÝYETÇÝLÝK DÜNYA SORUNU Övül Avkýran da tiyatroda artýk alýþýlmýþ kalýplarýn yýkýlmaya baþladýðýný, farklý disiplinlerin iþbirliðine gidildiðini, Ashura'nýn da buna iyi bir örnek oluþturduðunu söylüyor: "Biz tiyatro olarak eski olan hiçbir þeyle ilgilenmiyoruz. Tiyatro da artýk yeni arayýþlara girdi. Farklý disiplinler birbirinden etkileniyor. Tiyatronun; dansýn, hareketin, sözün, ýþýðýn, mekânýn birlikte tasarlandýðý bütüncül bir yapý olduðunu düþünüyoruz. Ashura da bu anlamda bizim için böyle bütüncül bir oyun. Ayrýca yaþanan toplumsal sorunlar, yükselen milliyetçilik kavgalarý, bütün dünyaya ait sorunlar. Yurtdýþýnda da oyunu sahnelemek için gittiðimiz yerlerde de bunu anlatabildiðimizi düþünüyorum. Oyunu izleyenler bize Türkiye'deki azýnlýk sorunu, diller ve kültürlerin öldüðü þeklinde sorular yönelttiðinde 'Bu aslýnda sizin de sorununuz,' diyoruz. Sanatçý tabii ki kendi topraklarýndaki deðerlerden, kültürlerden beslenerek bir iþ üretir, ama biz çaðdaþ sanat adý altýnda iþ üretiyoruz ve en önemli noktamýz bunun evrensel olmasý. Sözün sadece buraya ait olmasý deðil. Biz buradan beslenerek üretiyoruz, ama karþýlýklarý dünyada da var bunun. Sadece bizde diller, kültürler yok olmuyor. Ýtalya'da, Almanya'da, Fransa'da, her yerde yaþanýyor bu.'' Avkýran çifti, oyunu hazýrlarken tam iki yýl boyunca arþiv araþtýrmasý yapmýþ. Dergiler, gazeteler, þarkýlar tek tek taranmýþ. Oyunun hikâyesini anlatan metin, þarkýlarýn sözlerinden oluþtuðu için bütün bu þarkýlar özenle seçilmiþ. Ashura'nýn þarkýlarýný içeren albüm de Kalan Müzik tarafýndan piyasaya çýkarýldý. 24 Ocak'a kadar her akþam saat 20.30'dan itibaren sahnelenecek oyunun sonunda da Övül Avkýran ve Sema izleyicilere, lezzetli bir aþure ikram ediyor. Tel: (0212) 244 44 99
Sabah
Yayinlayan: Site Yoneticisi (IP: 85.109.101.244 / Tarih: 2008-01-12 11:35:54)
Etiketler:
Garaj istanbul, müzik trendleri, yeni müzikler, yeni oyunlar, ,
(Yorum yazmak icin sisteme giris yapmalisiniz...) |
|