Ülkemizde bu yıl 8. kez dağıtılan LOreal Genç Bilim Kadınları Ödülleriyle kadınlar, bilim dünyasındaki yerini sağlamlaştırırken araştırmalarını daha hızlı ve kapsamlı yürütme olanağı buluyor.
Bilimi erkeklerin egemenliğinden çıkarmak için bilim kadınlarına destek veren LOreal, tüm dünyada sürdürdüğü ödül ve burs faaliyetlerini aynı zamanda 56 ülkede ulusal olarak verdiği ödüllerle destekliyor. Ülkemizde bu yıl 8. kez Genç Bilim Kadınları Ödülleri verildi ve 6 bilim kadını daha aldığı 12 bin dolarlık destekle araştırmalarına hız kazandırdı. Bu ödülün maddi yönü kadar manevi yanı da var ki bu daha büyük bir etki yaratıyor. Ülkemizde sadece birkaç tane bilim ödülü verildiğini düşünürsek bu ödülü almanın nasıl bir prestij sağladığını daha iyi anlayabiliriz.
Araştırmaları ödüle değer görülen 6 bilim kadını; Koç, Sabancı, Hacettepe, Ege Üniversitesi ve TÜBİTAKtan geldi. 6 genç bilim kadını, LOreal Türkiyeden 12şer bin dolar değerinde bir yıllık burs kazandı.
Sabancı Üniversitesinden Yrd. Doç. Dr. Gözde Ünal beyin tümörünün seyrinin sayısal takibi, Hacettepeden Yrd. Doç. Dr. Müge Yemişçi Özkan beyin felci, Sabancıdan Yrd. Doç. Dr. Selmiye Alkan Gürsel yakıt pilleri, Koç Üniversitesinden Dr. İrem Erel polimer filmler, Ege Üniversitesinden Yrd. Doç. Dr. Petek Ballar kemik hastalığı ve TÜBİTAKtan Dr. Tuba Erdoğan Bedri yine yakıt pilleri ile ilgili araştırmaları ile ödüle değer görüldü.
ÖDÜLLERİN SAYISI ARTMALI
Bilim kadınlarının en büyük sıkıntısı, istedikleri alanda çalışma yapamamaları; zira sektörün beklentisi, hemen işlerine yarayacak buluşmalara imza atmaları. Hal böyle olunca da üzerine yeni çalışmalar eklendiğinde büyük etkiler yaratacak buluşlara gerçekleştiremiyor, çoğu zaman yurtdışında yapılan çalışmaların içeriğini değiştirmekle yetindiklerini söylüyorlar.
Türkiyede bilim alanında ilerlemenin tek yolunun özel sektörün vereceği destek olduğunu konusunda hemfikir olan bilim kadınları, LOreal Genç Bilim Kadınları Ödüllerinin herkese örnek olması gerektiğinin altını çiziyor.
SADECE ÜNİVERSİTEDE HOCALIK YAPMIYORLAR
Bilim kadınlarının toplumda değiştirmeye çalıştığı bir algı ise, kendilerinin sadece üniversitede hocalık yapmadığı, laboratuarda bilimsel çalışmalara da imza attıkları. Profesörlüğe giden yolda kendilerini büyük destek veren ailelerinin bile, gece geç saatlere kadar laboratuarda çalıştıklarında, Okulda öğrenci yok, sen niye çalışıyorsun bu saate kadar dediğini anlatan bilim kadınları, bilimsel çalışmalarının duyuldukça bu algının yavaş yavaş değişeceğine inanıyor.
Türkiyede bilim kadını olmaz zor mu diye sorduğumda ise ortak kanaatleri, çok fazla zorlukla karşılaşmadıkları, Avrupa ve Amerikalı meslektaşlarından avantajlı oldukları... Zira ülkemizdeki üniversitelerdeki kadın öğretim üyesi sayısı Avrupa ve Amerikaya göre daha yüksek.
Hem ev hem iş hem de çocuklarına nasıl zaman ayırdıklarını sorduğumda ise, iyi bir planlamayla her yere yetişebildiklerini ancak çocuklarıyla yakından ilgilenen ailelerinin kendilerine çok büyük katkısı olduğunu da belirtmeden geçemiyorlar.
Ar-ge LOreal için çok önemli
LOrel Kurumsal İletişim Müdürü Yasemin Ahsen Böre, bu yıl itibariyle ülkemizde 46 bilim kadınını burslarıyla desteklediklerini belirterek şöyle devam ediyor: Artık gerçekten oturmuş bir program ve her yıl başvurular artıyor. İçlerinde bazıları önemli çalışmalar yapmaya başladı. Bu burs, çalışmanın küçük bir parçasını oluşturuyor belki ama destek sağlayarak projenin hızlı ilerlemesine yardımcı oluyor. Bilim kadınları, daha sonra farklı burslar alıp çalışmalarını geliştirebiliyorlar.
Bu tip bilimsel çalışmaların Türkiyede yapıldığını duyurmanın önemine değinen Böre Dünya standartlarında bilim insanlarına sahibiz. Bu bir tabu olduğu için bunu duyurmak ve toplumu bilinçlendirmek zaman alacak. Birkaç sene sonra bu bilinirlilik daha da artacak diyor.
Bu ödüllerle, bilim dünyasındaki erkek egemenliğini kırmak için yola çıkan LOeral, bugüne kadar 28 ülkeden 50 kadına büyük bilim ödülü, 15 genç araştırmacıya burs, 92 ülkeden 850 kadına burs verdi. 56 ülkede ise ulusal burslarla 1000in üzerinde bilim kadınını destekledi.
LOreal için araştırmanın çok önemli olduğunu anlatan Böre, şirketin ar-ge yatırımlarını ise şöyle açıklıyor: 2009da ar-geye 600 milyon Euronun üzerinde harcama yapıldı ki bu bütçenin yüzde 3ünü oluşuyor. Dünyada 18 tane sadece ar-ge laboratuarımız var. Teknolojiyi takip etmeniz ve yarını bugünden düşünmeniz gerekiyor, kozmetik çok hızlı değişen bir sektör.
AYSUN ÖZ KAŞİ/AKŞAM